12 Mayıs 2008 00:50 · Bloggumcu
· Etiketler
buğday tarlası
,
kuraklık
,
küresel ısınma
,
küresel ısınma ve kuraklık
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın sonuçları
,
pamuk
,
pamuk üretimi
,
susuzluk
,
türk tarımı
,
ziraat
,
ziraat odaları
,
çukurova
,
üreticiler
,
üretim merkezleri
Türk tarımının önemli üretim merkezlerinden İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kuraklık ve küresel ısınmadan dolayı rekolte düşüşü, Çukurova'da ise özellikle buğdayda rekolte artışı bekleniyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Halis Durmuş, kuraklık nedeniyle İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarımda tehlike sinyallerinin çaldığını ve üreticilerin zor durumda olduğunu söyledi.
Ankara'da, ziraat odaları başkanları ile yaptıkları toplantıda özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden gelen ziraat odası başkanlarının anlattıklarının kuraklık boyutunu gözler önüne serdiğini ifade eden Halis, şöyle konuştu: "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kendi imkanları ile suladıkları 140 buğday tarlası haricindeki bütün tarlaların kuruduğu ve hasat yapılamayacağı belirtildi. Aynı şekilde doğada bulunan yeşil alanlarında yaz ayına girmeden kuruduğu, hayvanların otlatılamadığı anlatıldı. Gerçekten bu bölgeler çok zor durumda ancak Çukurova bu yıl kuraklıktan etkilenmedi. Aksine aldığı yağışla ürünlerde rekolte artışı bekliyoruz." Küresel ısınmayla gelen kuraklık karşısında Çukurova'nın diğer bölgelere oranla daha şanslı olduğunu anlatan Halis, şöyle konuştu: "Çukurova, yılda en az birkaç ürünün alınabildiği, katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği, geniş ürün desenine sahip bir bölge. Ancak Çukurova'da dahi üreticiler maliyet artışı nedeniyle zor durumda. Buna bir de kuraklıkla gelen rekolte kaybı eklenince sorun daha da büyüyor. Ancak, diğer bölgelerle kıyaslanınca yine de çok büyük bir sorunumuz yok. Geçen hafta İç Anadolu ve Güneydoğu'da temaslarda bulunarak kuraklığın başladığını gördük. Bu anlamda, kıtlığı önleyecek, kuraklığa çare olacak tek bölge Çukurova'dır. Bölgemizin tarımda pilot olması ve üreticinin daha çok desteklenmesi gerekiyor." Halis, Çukurova ile özdeşleşen, katma değeri yüksek olan ve geçen yıl 35-40 bin hektar alana ekilen pamukta bu sezon ekim alanlarının yüzde 35 daraldığını, bunun yerine mısır ekiminin yüzde 25'lik artışla yoğunluk kazandığını söyledi.
11 Mayıs 2008 00:58 · Bloggumcu
· Etiketler
arapgir
,
iklim değişikliği
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkisi
,
susuzluk
,
yağmur duaları
,
yağmur duası
,
yağış
,
yağış miktarı
Malatya'nın Arapgir ilçesinde vatandaşlar yağmur duasına çıktı.
Küresel ısınma ile birlikte bu yıl yeterli yağış almayan illerden biri olan Malatya'da vatandaşlar yağmur duasına çıktı. Arapgir İlçesi Zekai Bilgiler Çeşmesi mevkiinde yapılan yağmur duasını Arapgir Müftülüğü organize etti. Müftü Feyyaz İdin tarafından okunan yağmur duası vatandaşlar aminlerle iştirak etti.
Yağmur duasına vatandaşın büyük ilgisi görülürken duanın ardından lokma ikram edildi.
11 Mayıs 2008 00:55 · Bloggumcu
· Etiketler
açlık
,
bioyakıt
,
gıda
,
gıda fiyatları
,
iklim değişikliği
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
mehdi eker
,
susuzluk
,
tarım bakanlığı
,
çölleşme
Tarım Bakanı Mehdi Eker, Altın Oklava Yarışması için kendisine nezaket ve bilgilendirme ziyareti gerçekleştiren BAKTAD Yönetim Kurulu Üyelerine, gıda fiyatlarındaki artışla ilgili açıklamalar yaptı. Eker, amaç dışı kullanım ve bio yakıt dolayısıyla gıda fiyatlarında artış yaşandığını belirterek, "Dünyada 800 milyon insan aç, bu politika sürerse ve kota getirilmezse, 1.5 milyar insan açlığa mahkum olacak. Bu tabloda hiçbir ülkenin güvenliği söz konusu olmayacak" dedi.
Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Yönetim Kurulu üyeleri, 5'ncisi düzenlenecek Altın Oklava Baklava Ustaları Yarışması'na davet ve yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgiler vermek üzere, Ankara'da Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtım Genel Müdürü Özgür Özaslan'ı makamlarında nezaket ziyaretinde bulunarak, bilgilendirme çalışması yaptılar.
Tarım Bakanı Mehdi Eker'le TÜMSİAD ve BAKTAD Genel Başkanı sıfatıyla son günlerdeki gıda fiyatlarındaki artışın ekonomiye yansımaları üzerine sohbet eden Mehmet Yıldırım, "Global kriz, ülkemizde de çok olumsuz etkilere yol açıyor. Küresel krizin etkilerini çok açık biçimde hissederken, tarım ülkesi olan ülkemizin bu noktada halkımızın bu olumsuzluklardan etkilenmemesi yönünde tedbirler almasını bekliyoruz. Maalesef, insiyatif dışı gelişen gıda fiyatlarındaki artış, enflasyonu da çok kötü şekilde etkilemiş ve hedeflerimizin şaşmasına neden olmuştur" dedi.
11 Mayıs 2008 00:53 · Bloggumcu
· Etiketler
doğa
,
küresel ısınma
,
küresel ısınma ve sağlık
,
küresel ısınmanın belirtileri
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın olumsuz etkileri
Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin bu yıl 11.sini düzenlediği Uluslararası İktisat Öğrencileri Kongresi'nin 2.gününde Balıkesir Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Muğla Üniversitesi, Uludağ üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi'den katılan öğrenciler sunumlarını gerçekleştirdi. FARKLI BAKIŞ AÇILARIYLA KÜRESEL ISINMA Dokuz Eylül Üniversitesin'den ''Küresel ısınma bir fırsattır: kosmos için bir 'insan modeli' denemesi'' adlı sunumunda A.Hıdır Eligüzel, doğanın öğrenilebilir ve etkiye açık olduğunu; insanların alıştıkları doğa işgalciliğinden vazgeçip kendilerini diğer canlılarla birlikte doğanın bir parçası olarak kabul etmeleri gerektiğini söyledi.
Oturuma ev sahipliği yapan Ege Üniversitesi'nden Engin Ajur küresel ısınmanın sağlık üzerindeki etkilerinden bahsederek, geçtiğimiz yıllarda sıcaklıklar yüzünden pek çok kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Ajur, "Küresel ısınmayla birlikte enfeksiyon hastalıkları artmış ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve Kuş Gribi yaygınlaşmıştır'' dedi. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğrencisi Nezih Mustafa Yutmaz da, küresel ısınmanın insanların sosyal hayatını olumsuz yönde etkilediğini vurguladı. Kongre, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sponsorluğundaki gemi gezisiyle sona erdi.
09 Mayıs 2008 23:21 · Bloggumcu
· Etiketler
ağaç türleri
,
ilkbahar mevsimi
,
kavak ağacı
,
kavak ağaçları
,
küresel ısınma
,
muş
,
necmettin dede
,
pamukçuk
,
çevre kirliliği
,
çevre kirliliğine yol açan faktörler
,
çevre kirliliğinin nedenleri
Muş'ta kavak ağaçlarından yayılarak sağlığı olumsuz yönde etkileyen pamukçuklar çevre kirliliğine de sebep oluyor.
İlkbahar mevsimine girilmesi ile birlikte şehirde bulunan kavak ağaçlarından dökülen pamukçuklar vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Muş'ta çok sayıda kavak ağacı bulunması sebebiyle çevreye büyük ölçüde pamukçuk yayıldığı gözlenirken, vatandaşlar belediyenin il genelindeki kavak ağaçlarını kestirmesinin yerinde bir uygulama olacağını savundular.
Muş Belediye Başkanı Necmettin Dede ise konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, kavak ağaçlarının çevre kirliliğine yol açtığını önceki yıllarda çok sayıda kavak ağacı kesimi yaptıklarını söyleyerek, bu yıl da il genelinde kavak ağaçlarının kesilerek yerine farklı ağaç türleri dikilmesi için çalışma yapacaklarını belirtti.
09 Mayıs 2008 23:19 · Bloggumcu
· Etiketler
araştırma hayatleri
,
iklimler
,
küresel ısınmanın nedenleri
,
küresel ısınmanın sonuçları
,
sahra
,
sahra çölü
,
yeşillik
,
çevre dönüşümü
,
çölleşme
,
çölleşme süreci
Bir zamanlar yeşillik bir bölge olduğu bilinen Sahra Çölü'nün, sanılanın aksine birdenbire değil, yavaş yavaş bir çöle dönüştüğü ortaya çıktı. Gelecekte iklimlerin nasıl olabileceği konusuna ışık tutmak için gerçekleştirilen bir araştırmada dünyanın en büyük çölü Sahra'da muhtemelen küresel ısınmadan dolayı ani değişiklikler olduğuna dair bir ize rastlanmadığı belirtildi.Sonuçları Science dergisinde yer alan araştırma kapsamında Çad'ın kuzeyinde bulunan Yoa Gölü'nü inceleyen uzmanlar, buradaki polenleri, sporları ve su bitkilerini inceledi. Araştırma sonunda bir zamanlar yeşil bir vadi olan Sahra'nın, 6 bin yıl önce çöle dönüşmeye başladığını ve bu sürecin 2 bin 700 yıl sürdüğü belirlendi.
Son 10 bin yıl içindeki en büyük çevre dönüşümlerinden birini ortaya çıkaran bu araştırma sonuçları, Sahra'nın daha önce ani bir değişimle dünyanın en büyük çölü haline geldiği şeklindeki düşüncelerin de yanlış olduğu iddialarına da karşı geliyor. Belçika, Kanada, Amerika, İsveç ve Fransa'dan gelen uzmanların oluşturduğu araştırma heyetinin başında bulunan Almanya'nın Cologne Üniversitesi'nden Stefan Kropelin, "ani değişim" hipotezinin şaşırtıcı olduğunu; ancak hala kabul edildiğini söyledi.
09 Mayıs 2008 23:17 · Bloggumcu
· Etiketler
ankara
,
ankara büyükşehir belediyesi
,
küresel ısınma
,
melih gökçek
,
su tasarrufu
,
suyun tasarruflu kullanımı
,
suyun özellikleri susuzluk
,
çölleşme
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin olağan toplantısında, "Ankara'da suyun tasarruflu kullanılması" konusunda geçen yıl Meclis'te alınan kararının bu yıl da aynı şekilde devam ettirilmesi kararlaştırıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara'da suyun tasarruflu kullanılması yönünde meclis üyeleri tarafından verilen gündem dışı önergenin Meclis'te görüşülmesini ve oylanmasını istedi.
Başkan Gökçek, suda tasarrufun önemine dikkat çekerek, meclis üyelerinden geçen yıl olduğu gibi bu yıl da suyun dikkatli kullanılmasına destek vermelerini istedi. Uygulamanın zaman içerisinde yine meclis kararı ile kaldırılabileceğini hatırlatan Başkan Gökçek, kararın kabulü halinde önlemlerin 12 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe gireceğini belirtti. Başkan Gökçek'in konuyla ilgili açıklamalarının ardından yapılan oylamada, önergenin gündeme alınarak mecliste görüşülmesi kabul edildi.
09 Mayıs 2008 23:15 · Bloggumcu
· Etiketler
fidan
,
fidanlar
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın önlemleri
,
liseli
,
liseli erkekler
,
liseli kızlar
,
liseli öğrenciler
,
manisa salihli
,
orman işletme
,
salihli lisesi
,
çam fidanı
Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan Salihli Lisesi 11 Fen B sınıfı öğrencileri, küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla Seyrantepe mahallesinde 500 adet çam fidanı diktiler. Geçtiğimiz ay biyoloji öğretmenleri Hasan Suna ve Ülkü Coşkunoğlu ile birlikte "Küresel Isınma Projesi" başlatan ve bu doğrultuda şehrin belirli yerlerine afiş asıp yürüyüş yapan Salihli Lisesi 11 Fen B sınıfı öğrencileri, projenin ikinci etabında Seyrantepe mahallesi Pilavtepe mevkiine 500 adet çam fidanı diktiler. Okul müdürü N. Yusuf Çalışkan ile yaklaşık 100 öğrencinin yer aldığı etkinlikte, öğrenciler fidanları özenle toprakla buluşturdular.
Etkinlik hakkında açıklama yapan Salihli Lisesi Müdürü N.Yusuf Çalışkan, "Okulumuzun 11 B sınıfı öğrencileri başlattıkları proje kapsamında küresel ısınmaya dikkat çekmek için halkı duyarlı olmaya davet etmişlerdi. Daha önce proje dahilinde Salihli'nin ana caddelerinde yürüyüşler yaptık, ilçenin dört bir yanına afişler yaptık. Son olarak bu günde Seyrantepe mahallesi, Pilavtepe mevkiinde ağaçlandırma çalışması yapıyoruz. Bizlere bu alanı gösteren Orman İşletme Şeftliği'ne teşekkür ediyoruz. Projemizi daha da genişleterek tüm okullara yaymayı hedefliyoruz" dedi.
08 Mayıs 2008 21:01 · Bloggumcu
· Etiketler
birleşmiş milletler
,
bm
,
buzullar
,
dünya sağlık örgütü
,
ege üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi
,
grünland
,
içilebilir su
,
kuzey buz denizi
,
küresel kıtlık
,
küresel ısı
,
küresel ısınma
,
susuzluk
,
tarım alanları
,
who
Ege Üniversitesi (EÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen "Küresel Isınma: Ekonomik, Politik ve Sosyal Etkiler" konulu 11. İktisat Öğrencileri Kongresi başladı. Fakültenin konferans salonundaki kogreye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Tamer Taşkın, EÜ Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, eski rektör Prof. Dr. Refet Saygılı, çok sayıda davetli, öğretim üyesi ve öğrenciler katılıyor. İki gün devam edecek oturumlarda küresel ısınmanın ekonomik, politik ve sosyal etkileri üzerinde durulacak.
Açılışta konuşan EÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rezan Tatlıdil, kuraklığın birçok hayati problemi karşımıza çıkardığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre iklim değişikliğinin 2030 yılına kadar her yıl en az 200 bin ek ölüme yol açmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Tatlıdil, "Birleşmiş Milletler (BM), iklim değişikliğinin başlıca kurbanlarının milyonlarca yoksul çocuk olduğunu bildirdi. BM raporuna göre yeterli ve temiz içilebilir su bulunamaması sebebiyle dünyada her 8 dakikada bir çocuk ölüyor. Kuzey Buz Denizi'ndeki buzullar, tahmin edildiğinden çok daha hızlı eriyor. Grönland tamamen erirse, dünya denizlerinde su seviyesi 10 metre yükselecek. Küresel ısınma, küresel kıtlık getirecek. Tarım alanları olumsuz etkileniyor. Deniz suyu sıcaklığının artışı sebebiyle dünyadaki canlı türlerinin yüzde 90'ını barındıran deniz ve okyanuslarda yaşamın biteceği öne sürülüyor. Küresel ısıdaki 2 derecelik artış, dünya nüfusunun yarısının susuz kalmasına sebep olacak. İşte bütün bu sebepler, bizi bu sene kongre konusu olarak küresel ısınmayı seçmeye yöneltmiştir." dedi.
08 Mayıs 2008 20:59 · Bloggumcu
· Etiketler
bitkisel yağ
,
bitkisel yağlar
,
bitkisel yemeklik yağlar sempozyumu
,
biyoyakıt
,
kimya mühendisleri odası
,
tmmob
,
yağ ithalatı
,
yağlı tohum
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, yıllık bitkisel yağ açığının yaklaşık 1 milyon tona ulaştığını söyledi. Soğancı, her yıl yağlı tohum ve ürünleri ithalatı için ödenen bedelin 1 milyar doların üstünde olduğunu kaydetti. Bitkisel yağ açığını kapatmaya çalışan Türkiye'nin üretici desteğini arttırdığını, ancak rakamların beklenenin altında kaldığını vurgulayan Soğancı, "Günümüzde yağ ithalatının 2 milyar dolara çıkacağı söylenirken, yaklaşan küresel yağ krizine de dikkat çekmek gerekir." dedi.
Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi'nce düzenlenen "Bitkisel Yemeklik Yağlar Sempozyumu" Adana Hiltonsa'da başladı.
Sektörün bilimsel ve teknolojik yöndeki gelişmelerini değerlendirmek, sorunlarını tartışmak ve çözüm önerilerini oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen organizasyonun açılışında konuşan Mehmet Soğancı, soya fasulyesi üretiminin dramatik bir şekilde 162 bin tondan 50 bin tona gerilediğini belirtti.
Biyoyakıt hedefleri nedeniyle dış alımı artıran AB ülkeleri nedeniyle bitkisel yağ krizinin yaşanacağını ve yerli üretimini artırmayan Türkiye'nin de bu kaostan payını alacağını savunan Soğancı, ülkenin yemeklik yağ ve biyoyakıt ihtiyacını ithalatla karşılamak durumunda kalacağını ileri sürdü.