25 Mart 2008 23:31 · Bloggumcu
· Etiketler
ağaçlandırma
,
erezyon
,
iklim değişikliği
,
kuraklık
,
küresel ısınma
,
kırıkkale
,
sera gazları
,
susuzluk
,
çevre kirliliği
,
çevre kirliliği önlemleri
,
çölleşme
Baharın gelmesiyle birlikte Kırıkkale'de ağaçlandırma seferberliği başladı. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Dağevi Köyü Erozyon Kontrol Sahası'na 530 bin adet sedir fidanı, 215 bin enso tipi kaplı fidan, 210 bin adet ardıç, 100 bin adet tüplü ve 90 bin adet muhtelif yapraklı fidan dikildi. Dağevi köyünde başlatılan seferberlik programına Kırıkkale Valisi Mustafa Demirer, Belediye Başkanı Veli Korkmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Metin Yandırmaz, İl Emniyet Müdürü Salim Akça, il müdürleri, Atatürk İlköğretim Okulu Denizyıldızı İzcilik Kulübü öğrencileri ve çok sayıda köylü katıldı.
Son yıllarda atmosfere salınan sera gazlarındaki artış sonucu oluşan küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı sorunların, her geçen gün arttığını ifade eden Çevre ve Orman İl Müdürü Bayram Gündoğdu, Türkiye'nin bu sorunlardan en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını, topraklarının büyük bir kısmının çölleşme ve erozyon tehdidi altında bulduğunu, fakat ülke insanının, ağaçlandırma çalışmalarının önemi bildiğini söyledi.
25 Mart 2008 23:18 · Bloggumcu
· Etiketler
hatay havaalanı
,
hatay havalimanı
,
iklim değişikliği
,
ilginç hikayeler
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
leylekler
Hatay Havaalanı'nın Amik Gölü çanağına kurulmasıyla göç yolunu değiştiren leylekler küresel ısınmaya aldanıp Hassa'nın Karafakılı köyünü mesken tuttu. Sürüler halinde köyün üstünde helezonlar çizen leyleklerin köylüler içinde ilginç hikâyeleri bulunuyor. Kimi köylüler leyleklerin küresel ısınmaya kandığını ileri sürüyor. Kimileri de leyleklerle aralarındaki dostluğa her geçen gün artırıyor.
Aralarında ilginç hikâyeleri olan köylülerden biri de Bayram Çerçi. Çerçi, "Küresel ısınma bizim köyde leyleklerle dostluğumuzu artırdı." diyor.
Bayram Çerçi, evini yıkıp yerine yeni ev yaptırmak için leyleğin damını terk etmesini uzun süre beklediğini söylüyor.
Leylek, evinin çatısını terk etmeyince yıkıma karar verdiğini anlatan Bayram Çerçi, "Bir şey o an için engel oldu. Sonra da aynı gün rüyamda bir arkadaşı buna ev yıkanın evi yıkılır, dedi. Bundan ders çıkartım. Evi yıkmadım. O evi çatısında yuva yapan leyleğe hibe ettim. Ölene kadar benimle birlikte bu evde yaşasınlar." diye konuştu.
24 Mart 2008 16:16 · Bloggumcu
· Etiketler
iklim
,
iklim değişikliği
,
iklim değişikliği nedir
,
iklim değişimi
,
iklimsel değişim
,
küresel ısınma
Dünyanın ısısı düzenli olarak artıyor. Küresel ortalama yüzey ısısı şu anda 15 santigrat derece civarında. Jeolojik ve diğer bilimsel kanıtlar, geçmişte yüzey ısısının en yüksek 27 santigrat, en düşük de 7 santigrat derece olduğunu gösteriyor.
Fakat bilim adamları doğal dengenin, insanlardan kaynaklanan yoğun bir ısınma süreciyle bozulduğunu ve bu durumun dünyadaki hayatın büyük bölümünün tabi olduğu iklimin istikrarı için önemli çıkarımlara yol açacağını söylüyor.
24 Mart 2008 16:12 · Bloggumcu
· Etiketler
küresel ısınma
,
küresel ısınma etkisi
,
küresel ısınmanın etkenleri
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın sonuçları
Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yüzyılda gösterecek.Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor.Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor. Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek.10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir. Sera etkisiyle de gezegenimiz günden güne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var.Bu kalkan Nitrojen ve Oksijenden oluşuyor.Bu kalkan CO2 ( Karbondioksit) ve CH4 ( metan gazı) sebebiyle zarar görüyor.
Leeds Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Chris Thomas tarafından Nature dergisinde yayınlanan bir yazıda “küresel ısınma 2050’ye kadar bitki ve hayvan türlerinin dörtte birini ya da 1 milyondan fazlasını yok edecek” denmektedir. Otomobiller ve fabrikaların gaz yayılımında en büyük etkenler olduğunu vurgulayan Thomas, yayılan gazların, 21. yüzyılın son yıllarına doğru ortalama sıcaklıkları tarihte görülmemiş düzeylere yükselteceğini belirtmekte. Ve eğer bir çözüm üretilmezse, türlerin kitlesel tükenişlerinin tarihte görülmemiş boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekmekte.
Yerkürede 1992 verilerine göre 12,5 milyon tür yaşamaktadır. Bu türlerin insan marifetiyle yok olma hızları doğal yok olma hızlarının 100 ila 1000 katı olarak tahmin edilmektedir, bu eğilim devam ederse 50 ilâ 100 yıl içerisinde mevcut türlerin %10-50’sinin yok olacağı hesaplanmaktadır. Bugün doğadaki kuş türlerinin yaklaşık %15’i –ki bu 1000 türe karşılık geliyor– tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Doğadaki besin zincirinin bir kez kırılması inanılmaz sonuçlara yol açacağından canlı türlerinin bazılarının ortadan kalkması, diğer canlı türlerini de doğrudan etkileyecektir.
24 Mart 2008 16:07 · Bloggumcu
· Etiketler
küresel ısınma
,
küresel ısınma sonucu
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın sonucu
,
küresel ısınmanın sonuçları
Küresel ısınmanın sonuçları BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) çalışmaları sonucunda, küresel ısınmanın Avrupa'da, kutuplarda, küçük ada devletlerinde ve dünyanın başka bölgelerinde yol açabileceği sonuçlar belirlendi. Taslak halindeki rapor, 130'u aşkın ülke hükümetinin desteklediği ve 2000 dolayındaki bilim adamını ve hükümet temsilcisini kapsayan IPCC'nin yarın başlayacak toplantılarında ele alınacak ve nihai şekli, 6 Nisanda Brüksel'de açıklanacak.
-İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN AVRUPA'DA BEKLENEN ETKİLERİ-
-Nehir yatağı havzalarının, şiddetli ve tehlikeli akıntılara sahip kısımları yüzde 19'dan, 2070 yılında yüzde 34-36'ya çıkacak.
-Batı Avrupa'da muhtemelen milyonlarca insan, sulak alanlarla iç içe yoksunluk içerisinde yaşayacak.
-Küresel sıcaklık ortalamalarının hızla yükseleceği bir senaryonun gerçekleşmesi halinde 2080'lerde yılda fazladan 2,5 milyon kişi daha kıyı şeritlerindeki sellerden etkilenecek.
-Çeşitli senaryolara göre 2070'lerde akarsu potansiyelleri Avrupa'nın Akdeniz kısmında yüzde 20-50 arasında düşerken, Kuzey ve Doğu Avrupa kısımlarında yüzde 15-30 arasında artacak.
-Alp buzullarının küçük olanları ortadan kalkacak, büyükleri 2050 itibariyle yüzde 30-70 arasında eriyecek.
-Akdeniz'e yönelik turizm yazın düşerken, ilkbahar ve sonbaharda artacak.
-KUTUPLAR VE BAZI DİĞER BÖLGELER-
-Kuzey kutbundaki deniz buzulları 2100'e kadar yüzde 22-33 arasında azalacak, Antarktika'da ise tamamen ortadan kalkabilecek. Deniz dışı alanlardaki buzullarda önemli incelme olacak ve bu, yeryüzündeki deniz seviyesini yükseltecek.
-2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmenin 18-59 santimetre arasında olabileceği tahmin ediliyor.
-Şu anda 500 bin kilometre kare olan Himalaya buzul alanı, 2030'da 100 bin kilometre kareye kadar gerileyebilecek.
-Asya'da birçok ülkede açlık sorunu olacak.
-Asya'da 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyar kişiye kadar yükselebilecek.
-Ada devletlerde genellikle kıyılara inşa edilen uluslararası havaalanları ve yollar su altında kalabilecek.
24 Mart 2008 16:04 · Bloggumcu
· Etiketler
küresel ısınma
,
küresel ısınma nedeni
,
küresel ısınma nedenleri
,
küresel ısınma sebebi
,
küresel ısınma sebepleri
,
küresel ısınmanın nedenleri
,
küresel ısınmanın sebepleri
,
küresel ısınmaya yol açan etkenler
İklim sistemi içsel ve insani etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları, vb. nedenlerden etkilenmektedir. İklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hem fikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.
Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktadır.
24 Mart 2008 16:00 · Bloggumcu
· Etiketler
küresel ısınma
,
küresel ısınma ne demektir
,
küresel ısınma nedir
,
küresel ısınmanın anlamı
,
küresel ısınmanın tanımı
Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.
Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2) °C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].
Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.
Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.
Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,
- yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
- karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,
atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.
Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.
Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.