Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Küresel ısınma, küresel ısınma resimleri, küresel ısınmanın nedenleri, çevre kirliliği, hava kirliliği, küresel ısınmanın etkileriRSSYorum RSS
Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
Nisan 2008 tarihli yazilar Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Küresel ısınma ve fidan dikimi 

Son yıllarda yaşanan kuraklık ve küresel ısınmanın zararları tüm dünyada boy gösterirken, Tema Vakfı Antakya Temsilciliği çocuklarla birlikte fidan dikerek, küresel ısınma ile mücadele başlattı. Tema Vakfı Antakya Temsilcisi Mahir Rende ve yönetim kurulu üyeleri, çocukların doğayı sevmesi adına ve çevre bilincini yükseltmek amacıyla okullarda fidan dikimi etkinliği düzenledi.

Vali Teoman İlköğretim Okulu konferans salonunda öğrencilere çevre ve doğayla ilgili bilgi verilirken, daha sonra fidanlar okul bahçesinde toprakla buluşturuldu.

Etkinlikle ilgili kısa bir açıklama yapan Tema Vakfı İl Temsilcisi Rende, daha yeşil ve temiz bir çevre amacıyla öğrencilere bu bilinci yaymaya çalıştıklarını söyledi.

Rende, haziran ayına kadar bu tür etkinliklerine devam edeceklerini ifade ederek, "Çocuklarımıza ağaç sevgisini öğreteceğiz. Bununla birlikte ağaç sevgisi yanında ağaca sahip çıkma ve onu yaşatmayı da öğretmeye çalışıyoruz. Geniş anlamdaki çalışmalar ise Orman Bakanlığı ve Tema vakfı Genel Merkezi olarak yapılan çalışmalar içerisinde yürütülmektedir." şeklinde konuştu.

Okul Müdürü Gültekin Bayraktaroğlu da, böyle güzel bir etkinliğin okullarında düzenlenmesinden dolayı mutlu olduklarını, çocuklara ağaç sevgisinin geliştirilmesinde bu tür etkinliklerin büyük yarar sağlayacağını ifade etti.

Mersin ve orman yangınları 

Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, küresel ısınmaya en çok neden olan katı ve sıvı yakıtların atmosferde oluşturduğu karbon gazlarının azaltılmasında ve bu gazları tüketerek yerine oksijen üreten tek kaynağın orman olduğunu belirterek, ormanları korumak ve çoğaltmanın artık hayati önem taşıdığını söyledi. Mersin'de orman yangınlarını önleme ve yangınla mücadelede kurum ve kuruluşlarla iş birliği çerçevesinde oluşturulan 'Orman Yangınlarıyla Mücadele İl Komisyonu', Vali Yardımcısı Ahmet Soley başkanlığında toplandı. Asker, emniyet, belediye, karayolları, özel idare, sivil savunma ve milli eğitim müdürlüğü temsilcilerinin de katıldığı toplantıda, yapılan çalışmaların yanı sıra, yangınla mücadele ve orman varlığının arttırılması konuları görüşüldü.

Toplantıda alınan kararlarla ilgili açıklama yapan Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, küresel ısınmaya en çok neden olan katı ve sıvı yakıtların atmosferde oluşturduğu karbon gazlarının azaltılmasında ve bu gazları tüketerek yerine oksijen üreten tek kaynağın orman olduğunu belirterek, "Bu nedenle ormanları korumak ve çoğaltmak artık hayati önem taşımaktadır" dedi. Yangın mevsimi boyunca bazı ormanlara giriş ve çıkışların yasaklandığını ve yasaklanan yerlere ait bilgilerin ilan edildiğini kaydeden Gözükara, uygulanacak tedbirleri şöyle sıraladı; "Piknik yaparken ateş yakılmamalı, yakıyorlarsa ateş söndürülmelidir. Bu hususta çeşitli iletişim ve yangın vasıtalarıyla halk uyarılacaktır. Rüzgarın şiddetli ve nemin düşük olduğu günlerde köy muhtar ve azaları ile belde yetkilileri ormanlara yakın ve bitişik evi olan hane sahipleri ile orman köylülerine dikkatli olmaları konusunda uyaracaklar, ev ve site etrafında yangınla ilgili her türlü tedbiri alacaklardır. Orman içinde, ormana bitişik ve ormana 4 kilometre uzaklıkta anız yakılmayacak, ormanda konaklama yerlerinin sahipleri yangın için gerekli tedbirleri alacak ve bu tedbirleri orman idaresine yazılı olarak bildireceklerdir. Görülen yangınlar ücretsiz olan 'Alo 177', 'Alo 155' telefon numaralarına bildirilecektir."

Küresel ısınma ve balıklar 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, derelerdeki su sıcaklığının arması nedeniyle Van Gölü'nde yaşayan endemik tür olan inci kefali balığının göçünün bu yıl erken başladığını belirterek, "Acilen bir kuraklık eylem planının hazırlanması ve yeni bir su paylaşım politikası ortaya konulması gerekir" dedi.

Kuraklığın şakaya gelecek bir olay, lüks bir takıntı veya bazı çevrecilerin kendilerine yeni buldukları bir iş olmadığını ifade eden Prof. Dr. Sarı, bu durumun dünyada herkes tarafında kabul edilen en büyük doğal afet olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Sarı, Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşanan kuraklığın Van Gölü'nün çevresinde de yaşandığını belirtti.

 

İnci kefali balığının üremek için göç ettiği Van Gölü'ne dökülen irili ufaklı 100'e yakın dere olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarı, bunların içinde 12 tanesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü en büyük akarsu kaynakları olan bu dereler balığın esas üreme habitatını oluşturuyor. Şuan da bu 12 büyük derenin tamamında uzun yılların ortalamasını dikkate aldığımızda ciddi debi düşüşleri var. Su miktarında azalma var. Su seviyesinin azalması bize hemen su sıcaklığının artmasıyla kendisini gösteriyor. İki gün önce bu derelerin tamamında su sıcaklığı ölçümlerini yaptım. Karasu Çayı'nda su sıcaklık 17 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Van Gölü'ne akan en büyük akarsulardan olan Bendimahi Çayı debisi en fazla düşen ve su sıcaklığı 10,5 santigrat dereceye çıkan bir akarsu olarak karşımıza çıkıyor. Çelebibağı beldesinden Van Gölü'ne dökülen Zilan Çayı'nda su sıcaklığı 20 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Çünkü debisi çok ciddi düşmüş vaziyette" dedi.

İklim değişikliği 'nin çocuklara etkisi 

BM, zengin ve gelişmiş dünyanın yol açtığı iklim değişikliğinin başlıca kurbanlarının milyonlarca yoksul çocuk olduğunu bildirdi. BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) acil eylem çağrısı yaptığı,"İklimimiz, Çocuklarımız ve Sorumluluğumuz" başlıklı raporunda, iklim değişikliğinin, Asya ve Sahra Altı Afrikası'nda yılda 40 bin ila 160 bin çocuğun daha ölümüne yol açabileceği belirtildi.

Raporda, iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntının aileleri, su ve yakıt alıp getirmeleri için çocuklarını, genellikle bir öğün yemeğin garanti olduğu tek yer olan okullardan almaya zorlayacağı kaydedildi.
 
UNICEF, iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel değişikliklerin, şimdiden yılda 800 bin çocuğun ölümüne yol açan sıtma gibi ölümcül hastalıkların görüldüğü bölgeleri artıracağını açıkladı.
 
Raporda, hava sıcaklıklarının, sanayi öncesi dönemdeki seviyelerin 2 derece üstüne çıkması halinde dünyada 200 milyon kişinin açlık çekeceği, üç derece yükselmesi durumunda ise bu rakamın 550 milyonu bulacağı da ifade edildi.
 
Örgütün İngiltere yöneticisi David Bull, iklim değişikliğine en az katkıda bulunanlar, yani dünyadaki yoksul çocukların bundan en fazla zarar görenler olduğunu söyledi.
 
Bilim adamları, dünyada ortalama hava sıcaklıklarının bu yüzyılda 1.6 ila 4 derece artmasını öngörüyor.
 
Bazı çevreciler de 2 derecelik artışın şu anda ne yapılırsa yapılsın önlenemeyeceğini söylüyorlar.

Çevre temizliği ve sulama 

Adana'da, su sıkıntısı nedeniyle ve yüksek su faturasından kaçınan kadınlar, halı ve kilimlerini evlerinin damları yerine sulama kanallarında yıkıyor. Küresel ısınmanın etkilileri her geçen gün kendisini biraz daha fazla hissettirirken, yaşanan su sıkıntısı ve yüksek su faturası ödeme korkusu Adanalı kadınların bahar temizliklerini farklı şekillerde yapmasına yol açtı. Hafta sonu olmasını fırsat bilen çok sayıda kişi, halı, kilim ve battaniyelerini yıkamak için merkez Seyhan ilçesindeki Kıyıboyu Caddesi'nde bulunan ait sulama kanalına getirdi.

Sulama kanalında halı ve kilimlerini yıkayan Mediha Özmen (22), yaşanan kuraklık nedeniyle suyun artık çok önemli olduğunu belirterek, "Belki şimdi susuzluk çekmiyoruz, ama eskisi gibi yağış olmuyor. Bu nedenle halı ve kilimleri artık sulama kanalında yıkıyoruz .Çünkü halı ve kilim yıkarken ister istemez çok su harcıyoruz" dedi.

 

Halı ve kilim yıkarken çok su harcanması sonucu, yüksek su faturası gelmesinden dolayı da sulama kanallarını tercih ettiklerini söyleyen Özmen, bahar temizliği yapmadıkları aylarda bile 40 YTL su faturası ödediklerini, temizlik yapmaları halinde su faturasının 100 YTL'yi bulacağını ve bunun altından kalkamayacaklarını vurguladı.

Gap bölgesi ve tarım faaliyetleri 

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Projesi'yle (GAP) refah düzeyi yüksek bir bölge haline gelmesine rağmen, Türkiye'de ve dünyada yaşanan küresel ısınmayla nedeniyle bu yıl rekoltenin düşük olacağı belirtildi. Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak bölgelerini kapsayan GAP Bölgesi olarak nitelendirilen alan, Türkiye'de sulanabilir 8.5 milyon hektar arazinin yüzde 20'sini kapsıyor. Verimli Hilal ya da Yukarı Mezopotamya olarak adlandırılan bölge, insanlık tarihinde medeniyetlerin beşiği olarak biliniyor. Bölgenin kalkındırılması ve Fırat ile Dicle nehirlerinin en verimli biçimde kullanılması için hayata geçirilen GAP'ın temel hedefi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayanların gelir düzeyi ve hayat standardını yükselterek bu bölge ile diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak, kırsal alanda verimliliği ve istihdam imkanlarını artırarak sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak olarak belirtiliyor.

Çok sektörlü, entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışıyla ele alınan bir bölgesel kalkınma projesi olan GAP'ın proje alanı, Fırat ve Dicle nehirlerinin oluşturduğu havzayı kapsıyor. 1970'lerde Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki sulama ve hidroelektrik amaçlı proje olarak planlanan GAP, 1980'lerde çok sektörlü, entegre bir bölgesel kalkınma projesine dönüştürüldü. Proje, sulama, hidroelektrik, enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsar hale geldi.

Nükleer Enerji 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, nükleer santralden vazgeçmelerinin mümkün olmadığını belirterek, "Nükleer santral bir mecburiyettir. Vazgeçmemiz mümkün değildir, kuracağız" dedi. Enerji Verimliliği (EN-VER) Projesi kapsamında Ordu'ya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Ordu Valiliği'ni ziyaret etti. Vali Said Vakkas Gözlügöl tarafından karşılanan Bakan Güler, valilik toplantı salonunda partili yöneticiler, daire müdürleri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Burada enerji verimliliğiyle ilgili alınacak tedbirleri açıklayan Bakan Güler, küresel ısınmanın mevsimleri ortadan kaldırdığını, bu durumda enerjiyi tasarruflu kullanmak gerektiğini belirtti.

Öncelikle akkor lambaları verimli lambalarla değiştireceklerini belirten Bakan Güler, sanayide kullanılan motorlar ile evlerde kullanılan beyaz eşyaların tasarruflu modelleriyle değiştirilmesine çalışacaklarını kaydetti. Bakan Güler, "80 milyon adet akkor lambayı değiştireceğiz. Verimsiz ve yüksek enerji harcayan beyaz eşyaların daha verimli A grubu ürünlerle değiştirilmesini öneriyoruz. Bunun dışında sanayideki motorların değiştirilmesi gerekiyor. Çünkü enerjide büyük ölçüde dışarıya bağımlıyız. Elektriğimizin yarısını doğalgazdan üretiyoruz. Eğer bu verimliliği sağlarsak ülkemizin dövizi dışarı gitmeyecek hem de çevremizi kirletmeyeceğiz. Bunu yaptığımız zaman karbondioksit açısından yılda yaklaşık 160 milyon ağaç kazanmış oluyoruz. Her 80 vat da cebimize 70 YTL kalıyor ve karşılığında da iki Keban Barajı karımız oluyor" diye konuştu.