17 Mayıs 2008 22:43 · Bloggumcu
· Etiketler
kurak yaz
,
kuraklık
,
kuraklığın etkileri
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın önlemleri
,
sulama
,
susuzluk
,
yeraltı suları
,
çiftçi
,
ığdır ovası
Iğdır'ın Bayraktutan köyündeki ana kanaldan Iğdır Ovasına törenle su verildi. Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Bayraktutan köyündeki törene, Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, birlik çalışanları, köy muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Aras, "Çiftçi üreticilerimizin verimi artırıcı yöntemlerle modern tarım yapmaları gerekir. Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerekir. Küresel ısınma dünyada ve ülkemizde hissedilir şekilde görülmektedir. Ama Iğdır bu konuda en az etkilenen bir bölgedir. Iğdır Ovası'nda 50 yıllık yeraltı suları olduğunu bilimsel olarak da bilmekteyiz. Bu güzel ovada sanayi tesisleri kurarak bu ürünlerin işlenmesi çiftçimizin pazar derdini ortadan kaldıracaktır. Süt ve süt ürünlerine yönelik tesislerin de kurulduğu ve fabrikaya dönüşen üretimler yapılmaktadır. 2008 yılı Nisan ayında kurak ve yağmursuz günleri yaşadık ve Mayıs ayında yağmur ve bereket yağdığını gördük. Her yıl geleneksel olarak kurban kesip ovaya sulama suyu veriyorduk. Iğdır'a bu yıl da gecikmeli de olsa aynı uygulamayı yaptık.
Kuraklığın ülkemizde en çok etkilediği Konya Ovası'nda 200 metre derinlikten su almak mümkün değil, ama Iğdır Ovası'nda 5-6 metrede yer altı suyundan faydalanma imkanımız vardır. Şu anda ovamızda Aras Nehri'nin suyunu kullanmaktayız. Baraj suyunu devreye sokmadık. Bu sezonun ilimize ve çiftçimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Bölgedeki çiftçilere de seslenen Sulama Birliği Başkanı Aras, "Iğdır Ovası'na Sulama Birliği olarak su veriyoruz. Verdiğimiz bu hizmetin karşılığında su parasını alamıyoruz. Şu anda Sulama Birliği 6 milyon YTL alacağı olmasına rağmen 80 kadar çalışanımızın maaşlarını veremez durumdayız. Sulama Birliği'ne borcu olan çiftçilere sulama suyu vermeme talimatı vermek zorundayız" dedi.
13 Mayıs 2008 19:32 · Bloggumcu
· Etiketler
beslenme ihtiyacı
,
dünya çiftçiler günü
,
kuraklık
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın olumsuz etkileri
,
küresel ısınmanın zararları
,
tarım
,
tarım sektörü
,
yağlı tohumlar
,
yerfıstığı
,
çiftçi
,
çiftçiler
,
üretim sektörü
Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin Türkiye ve tüm dünyada her geçen gün daha çok görülmeye başlandığına dikkat çeken Çukurova Pamuk, Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu başkanı Hamza Öztürk, tarımın başta insan olmak üzere tüm canlılar için hayati önem taşıdığının bir defa net şekilde anlaşıldığını söyledi. İnsanların yiyecek ve giyinme ihtiyacının topraktan karşılandığını, bunun için önümüzdeki süreçte tarımın tüm dünyada daha da önem kazanacağını vurgulayan Öztürk, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü" dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Hala ekonomimizin lokomotifi durumundaki tarımımızın, üreticilerimizin, bunun yanı sıra sayısı milyonları bulan çiftçi ailelerini temsil eden Birliklerin desteklenmesi ve kollanması gerektiğine inanıyorum. Bizi doyuran ve giydiren çiftçilerimizin kıymetini bilelim. Tarımımızın gelişmesi ve küresel ısınmanın muhtemel zararlarına karşı kısa, orta ve uzun vadeli planlar yaparak hayata geçirelim." dedi.
Cumhuriyet döneminden sonra uzun yıllar ülkemizde tarımın ulusal kalkınmanın temeli olduğunu hatırlatan Öztürk, "Geniş istihdam alanı yaratması, beslenme ihtiyacını karşılaması, sanayiye hammadde temin etmesi, nüfusunun yarısına yakınını bünyesinde barındırması sebebiyle tarım mutlaka desteklenmelidir" diye konuştu.
Öztürk, şöyle devam etti: "Tarımda gelişmiş ülkelere baktığımızda; tutarlı, ciddi ve uzun vadeli planlamalar yapıldığını, çiftçiye ve tarıma önem verildiğini, bu kesimin çeşitli sübvansiyonlarla desteklendiğini görüyoruz. Çünkü tarım sektörü; ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda belirlenen hedeflere ulaşılması bakımından ana üretim sektörü olarak görülmektedir.