Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Küresel ısınma, küresel ısınma resimleri, küresel ısınmanın nedenleri, çevre kirliliği, hava kirliliği, küresel ısınmanın etkileriRSSYorum RSS
Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki| sonraki >
57 tane "küresel ısınma" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"küresel ısınma" tagli diger ogeler resimler , videolar

Arıcılar ve küresel ısınma 

Küresel ısınmadan dolayı Türkiye'nin bal üretiminin geçen yıl 75 bin tondan 42 bin tona gerilediği, son yağışların bu yıl için arıcıları umutlandırdığı bildirildi. Arı Yetiştiricileri Birliği Adana Şube Başkanı Ahmet Turan Otlu, yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde ve Çukurova'da da etkili olan son yağışların bal üreticilerini sevindirdiğini söyledi. Otlu, geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklıktan dolayı arıcılık sektöründe verim kaybının olduğunu belirterek, "Türkiye'nin yıllık 75 bin ton civarında bal üretim kapasitesi var. Kuraklıktan dolayı geçen yıl 42 bin tonluk bir üretim gerçekleşti. Yüzde 45'e yaklaşan verim kaybı oldu. 2006 ve 2007 yıllarında arıcılar önceki yıllarda aldıkları balları alamadılar" dedi.

Otlu, bu sezon da üretimde bir miktar düşüş olacağını ifade ederek, "Ege Bölgesi'nde özellikle de Türkiye'nin çam balı üretiminin yüzde 75'ini karşılayan Muğla'da arıcılık kuraklık nedeniyle olumsuz etkilendi. Ancak, son günlerde etkili olan yağışlar bal üreticilerini sevindirdi. Özellikle yaylalık alanlarda üretim yapan balcılar 2008 sezonundan umutlu" diye konuştu.

Iğdır Ovası ve küresel ısınma 

Iğdır'ın Bayraktutan köyündeki ana kanaldan Iğdır Ovasına törenle su verildi. Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Bayraktutan köyündeki törene, Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, birlik çalışanları, köy muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Aras, "Çiftçi üreticilerimizin verimi artırıcı yöntemlerle modern tarım yapmaları gerekir. Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerekir. Küresel ısınma dünyada ve ülkemizde hissedilir şekilde görülmektedir. Ama Iğdır bu konuda en az etkilenen bir bölgedir. Iğdır Ovası'nda 50 yıllık yeraltı suları olduğunu bilimsel olarak da bilmekteyiz. Bu güzel ovada sanayi tesisleri kurarak bu ürünlerin işlenmesi çiftçimizin pazar derdini ortadan kaldıracaktır. Süt ve süt ürünlerine yönelik tesislerin de kurulduğu ve fabrikaya dönüşen üretimler yapılmaktadır. 2008 yılı Nisan ayında kurak ve yağmursuz günleri yaşadık ve Mayıs ayında yağmur ve bereket yağdığını gördük. Her yıl geleneksel olarak kurban kesip ovaya sulama suyu veriyorduk. Iğdır'a bu yıl da gecikmeli de olsa aynı uygulamayı yaptık.

Kuraklığın ülkemizde en çok etkilediği Konya Ovası'nda 200 metre derinlikten su almak mümkün değil, ama Iğdır Ovası'nda 5-6 metrede yer altı suyundan faydalanma imkanımız vardır. Şu anda ovamızda Aras Nehri'nin suyunu kullanmaktayız. Baraj suyunu devreye sokmadık. Bu sezonun ilimize ve çiftçimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

 

Bölgedeki çiftçilere de seslenen Sulama Birliği Başkanı Aras, "Iğdır Ovası'na Sulama Birliği olarak su veriyoruz. Verdiğimiz bu hizmetin karşılığında su parasını alamıyoruz. Şu anda Sulama Birliği 6 milyon YTL alacağı olmasına rağmen 80 kadar çalışanımızın maaşlarını veremez durumdayız. Sulama Birliği'ne borcu olan çiftçilere sulama suyu vermeme talimatı vermek zorundayız" dedi.

İklim değişikliği ve tehditler 

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) tarafından düzenlenen "İş Dünyası için Tehditler ve Fırsatlar" kongresinde, "ekonominin can damarı olan sanayi ve üretim durabilir mi?" sorusu tartışılacak. Eczacıbaşı Holding'in Platin sponsorluğunda gerçekleşecek kongrenin onur konuğu 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Türkiye'nin ilk Sürdürülebilir Kalkınma Projesi GAP hakkında konuşacağı kongrede, DPT Müsteşar Yardımcısı Sn. Halil İbrahim Akça ve Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prf. Dr. Lütfi Akça'nın yanı sıra Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi Başkanı Bjorn Stigson, Eczacıbaşı Holding CEO'su Erdal Karamercan, Avrupa Birliği, Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar ve sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla faaliyet gösteren özel sektör üst düzey yetkilileri konuşma yapacak.

Kongrenin önemli başlıkları; iklim değişikliği çalışmaları, Türk iş dünyasının entegrasyonu, hükümetlerle işbirliği alanları, Karbon Ticareti, AB üyelik sürecinde enerji verimliliği, alternatif enerjiler, su ve ekosistemler, su senaryoları ve iş dünyasına etkileri olacak.

 

Türkiye 1996- 2004 yılları arasındaki küresel ısınmaya neden olan sera gazları salınımındaki artış oranı ile ilk sırada yer alıyor. Yakın zamanda Türkiye Kyoto'yu imzalayacağını açıklamış bulunuyor. SKD Dernek Başkanı Turgut Yıldız ise konuyla ilgili olarak, "Karbon ticareti, Türkiye'de ilk defa iş dünyası ve hükümet yetkililerinin bir araya geldiği bir ortamda uzmanlarla beraber paylaşılıyor. Bu kongre sonrasında ümit ediyoruz ki Türk İş Dünyası ve hükümet yetkilileri ekonomiye ek katkıda bulunabilecek bu alanda ortak çalışmaları hızlandırır. Böylece hem iklim değişikliğine ilişkin olumlu çalışmalara katkıda bulunurken hem de ekonomik gelişmeye katkıda bulunma fırsatı yakalanabilir. Bugün bu çalışmalar Kyoto'yu imzalamış ülkelerde başlamış bulunmaktadır" dedi.

AB, Türkiye ve küresel ısınma 

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, küresel ısınma sorununa büyük önem verdiklerini belirterek, ''Türkiye'ye küresel ısınmayla ilgili çalışmalarında AB desteği çok önemli'' dedi. Miliband, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmayla mücadelede bireyinden, hükümetine ve iş adamına kadar herkese görev düştüğünü söyledi. Türkiye'nin, küresel ısınmayla ilgili çalışmalarında AB desteğinin önemine dikkati çeken Miliband, "Özellikle, iş adamları arasındaki işbirliğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Miliband, Türkiye'deki karbon emisyonunu azaltmaya yönelik çalışmalar, karbon salınımına neden olan enerji türlerine bağımlılığın nasıl azaltabileceği ve küresel ısınmayla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının rolü gibi konular hakkında bilgi aldığını sözlerine ekledi.

Ülkesindeki karbondioksit salınımının azaltılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Miliband, konutların mimari yapılarını değiştirmeye çalıştıklarını anlattı.

Konutların, "sıfır karbon salınımı" ilkesiyle inşa edilmelerine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Miliband, şöyle devam etti:

"Elektrik tedariğine gelince önceki yıllarda elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı yüzde 28-30 arasında değişirken bu miktar yüzde 20'ye kadar düşürüldü. Yine elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 5-6'yı buluyor. Bu oranın kesinlikle artması gerekiyor.

İngiltere'de karbondioksit salınımının yüzde 27'sine ulaşım neden oluyor. Ama artık AB mevzuatında bunun engellenmesiyle ilgili ciddi dayatmalar var. Çalışmalarımız bu yönde."

Miliband, "Küresel ısınma sorununa büyük önem veriyoruz. Üniversitelerimizde yeni çevre teknolojileriyle ilgili çok fazla araştırma yapılıyor" dedi.

Canlılar ve küresel ısınma 

Doğal Hayatı Koruma Vakfının, yüzlerce balık, kuş, memeli ve böcek türünün akıbetinin araştırıldığı Yaşayan Gezegen Endeksine göre, hayvan sayısı ortalama yüzde 27 oranında azaldı. Daily Mail’in haberine göre raporda, hayvanların aşırı avlanılması, yeni tarım alanları açılması sonucu doğal yaşam ortamlarının daralması, hayvan ticareti, kirlilik ve insanoğlunun yol açtığı iklim değişiminin kurbanı olduğu bildirildi.

Amur (Mançurya) kaplanlarından şempanzelere, yeşil kaplumbağalardan kutup ayılarına kadar 1400 türü kapsayan araştırma çerçevesinde, hayvan sayılarıyla ilgili 4000 araştırma da incelendi.

Araştırma sonucunda, karada yaşayan hayvanların sayısının 1970 ile 2005 arasında dörtte bir oranında azaldığı, suda yaşayan canlıların sayısınınsa yüzde 29 oranında düştüğü saptandı.

Vakfın İngiltere şubesi kampanya başkanı Colin Butfield, “çevre meselelerinde bilincin giderek artmasına karşın gidişatın kötüye doğru olması alarm verici” dedi.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı genel müdürü James Leape de, bunun etkisinden kimsenin kaçamayacağını çünkü küresel çeşitliliğin azalmasının daha az yeni ilaç bulunması ve doğal felaketlere daha açık olmak anlamına geldiğini söyledi.

Bununla birlikte son yıllarda bazı hayvan türlerinin sayılarında artış olduğu, bunların arasında Sibirya kaplanlarıyla bazı bölgelerindeki Afrika fillerinin bulunduğu kaydedildi.

Küresel ısınma ve hastalıklar 

Dünya genelinde her geçen gün etkisini daha fazla hissettiren küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkenini taşıyan böceklerin yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, Türkiye'nin içinde bulunduğu iklim kuşağının, küresel ısınmadan oldukça fazla etkilendiğini söyledi.

Geçen yüzyılda Türkiye'nin de yer aldığı kuşakta ortalama sıcaklığın 0.8 derece arttığını, bunun 2100 yılına kadar farklı odaklarda 1.5 ile 4.5 derece daha yükseleceğinin bildirildiğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, küresel ısınmayla birlikte denizlerin su seviyesinin de gelecek 100 yıl içinde 47 santimetre artacağını bildirdi.

 

“HEM KUZEYE HEM GÜNEYE YAYILDILAR”

Prof. Dr. Levent Aydın, küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkeni ve onu taşıyan böceklerin, yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Birçok parazit, bulundukları ortama adapte olma özelliğine sahiptir. Ayrıca 18-26 derecelik çevre ısısı ve yüzde 60-80'lik nispi nemde en ideal gelişme ve çoğalma şansı bulurlar. Geçtiğimiz yıllarda Afrika'ya özel tropikal birçok parazit türü küresel ısınmanın etkisiyle ekvatordan hem kuzeye hem de güneye yayılarak etki alanlarını genişletmiştir. Özellikle tropikal Afrika'ya göç eden kuşlar da geri dönüşlerinde bu parazitleri yeni odaklara taşımaktadırlar. Bu canlılar küresel ısınma sonucu yeni odaklara kolayca adapte olabilmekte ve taşıdıkları enfeksiyon etkenlerini yeni bölgelere yaymaktadırlar.”

Obezler ve küresel ısınma 

Obez hastalarının ve aşırı kilolu insanların, küresel ısınmaya katkı yaptıkları belirtildi. Uzmanlar, zayıf veya normal külolu kişilerin daha az yedikleri ve bir yere ulaşmak için araca daha az ihtiyaç duydukları için, daha zayıf halk daha az yakıt ve daha az tarım faaliyeti anlamına geldiğine dikkat çekti. Uzmanlar, sera gazı emisyonunun yüzde 20'sinin tarımdan kaynaklandığını ve yakıt kullanımının da küresel ısınmaya etkisi olduğunu belirterek, obezlerin ve aşırı küloluların dolaylı yoldan küresel ısınmanın artmasını sağladığına dikkat çektiler.

Londra Tropikal Tıp ve Hijyen Okulu'ndan bir uzman heyetin gerçekleştirdiği araştırmada obez hastalarının ve aşırı kiloluların, kendilerini ve yedikleri gıdaları taşımak için daha fazla yakıta ihtiyacı oldukları belirtildi. İnsanların daha da şişman olmalarının problemi daha da kötüleştireceğine dikkat çeken uzmanlar, aynı zamanda buna gıda kıtlıkları ve yüksek enerji ücretlerinin de eklenebileceğini belirttiler.

 

Lancet dergisine konuyla ilgili gerçekleştirdikleri araştırmaları hakkında bir makale yazan Phil Edwards ve Ian Roberts adlı iki araştırmacı, "Giderek daha da ağırlaşıyoruz ve bu bir küresel sorumluktur" değerlendirmesinde bulundular.

Tehlikeli böcekler ve küresel ısınma 

Küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkenini taşıyan böceklerin yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin içinde bulunduğu iklim kuşağının, küresel ısınmadan oldukça fazla etkilendiğini söyledi.

Geçen yüzyılda Türkiye'nin de yer aldığı kuşakta ortalama sıcaklığın 0.8 derece arttığını, bunun 2100 yılına kadar farklı odaklarda 1.5 ile 4.5 derece daha yükseleceğinin bildirildiğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, küresel ısınmayla birlikte denizlerin su seviyesinin de gelecek 100 yıl içinde 47 santimetre artacağını bildirdi.

"Hem kuzeye hem güneye yayıldılar"

Prof. Dr. Levent Aydın, küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkeni ve onu taşıyan böceklerin, yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Birçok parazit, bulundukları ortama adapte olma özelliğine sahiptir. Ayrıca 18-26 derecelik çevre ısısı ve yüzde 60-80'lik nispi nemde en ideal gelişme ve çoğalma şansı bulurlar. Geçtiğimiz yıllarda Afrika'ya özel tropikal birçok parazit türü küresel ısınmanın etkisiyle ekvatordan hem kuzeye hem de güneye yayılarak etki alanlarını genişletmiştir.

Küresel ısınma ve leyleklerin dengesi 

Türkiye'de etkisini hissettiren küresel ısınma bitki örtüsünü olduğu gibi hayvanları da etkiledi. Dünyanın en büyük leylek kolonisinin bulunduğu Diyarbakır'da göçmen kuşlar önceki yıllara göre kuluçka dönemine erken girdi. Diyarbakır ve çevresinde kuş türleri konusunda 6 yıldan bu yana araştırma yapan Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Leylek sayısında son 2 yılda azalma olduğuna dikkati çekerek, "Leyleklerin üreme merkezlerine erken gelmeleri ile birlikte erken doğacak olan yavrular yetersiz beslenmeden dolayı ölme riski ile karşı karşıya kalabilir" diye konuştu.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kılıç, dünyanın en büyük leylek kolonisinin bulunduğu Diyarbakır'da küresel ısınma nedeniyle leyleklerin dengesinin bozulduğunu söyledi. 2002 yılından buyana Diyarbakır ve çevresinde kuş türleri konusunda araştırma yapan Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Diyarbakır'ı Bismil ilçesine bağlayan karayolu civarında bulunan yüksek gerilim hatları üzerinde 53 leylek yuvası tespit edildiğini ancak leylek sayısında küresel ısınma ile birlikte azalma görüldüğünü kaydetti. Diyarbakır'ın kuş cenneti olduğunu ifade eden Kılıç, "Türkiye'de 450 kuş türünün 270'den fazlası Diyarbakır'da bulunuyor. Bu kuşların en büyük kısmını leylekler oluşturuyor. Yapmış olduğumuz araştırmalarda Bismil ilçesinde 20 kilometrelik alan içerisinde 53 tane leylek yuvası tespit ettik. Bu, dünyanın en büyük leylek popülasyonu anlamına geliyor. Bu yuvaların 42'sinde aktif olarak kuluçka tespit ettik. Her yıl üreyen yavru sayısı 110'u geçmesine rağmen son 2 yılda leylek sayısında ciddi bir azalma olduğunu gözlüyoruz. Bu yıl yaptığımız araştırmada sadece 33 yuvanın aktif olduğunu tespit ettik. Leylek sayısında azalma nedenlerini araştırmak için bölgede hayvanların davranış biçimleri ve çevre koşullarını inceliyoruz" dedi.

Muş 'ta "küresel ısınmaya hayır" yürüyüşü 

Muş'un Varto İlçesi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) öğrencileri 'Küresel Isınmaya Hayır' adı altında bir yürüyüş gerçekleştirdi. YİBO'nun bahçesinden start alan yürüyüş Milli Eğitim Müdürlüğü'nün binasına kadar öğrencilerin sloganları ile devam etti. Ellerine aldıkları 'Küresel Isınmaya Hayır', 'Dünya Çöl Olmasın', 'Gelecekte Susuz Bir Dünya İstemiyoruz' ve 'Eyvah Buzlar Eriyor' yazılı pankartlarla öğretmenleri eşliğinde yürüyen öğrenciler, vatandaşlardan küresel ısınma konusunda duyarlı olmalarını istediler.

Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan okulun bilim fen ve teknoloji danışman öğretmeni Özlem Yavaş, vatandaşları küresel ısınmaya karşı duyarlı davranmaları konusunda uyarmak için böyle bir yürüyüşe gerek duyduklarını söyledi. Yavaş "Küresel ısınma herkesin duyarlı davranması gereken bir konudur. Eğer çocuklarımıza temiz bir dünya armağan etmek istiyorsak bir insan olarak üstümüze düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Çevremizi temiz ve bilinçli bir şekilde kullanmak zorundayız. Yoksa hepimiz yok olup gideriz" dedi.