26 tane "küresel ısınmanın etkileri" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)
"küresel ısınmanın etkileri" tagli diger ogeler resimler
,
videolar18 Mayıs 2008 00:47 · Bloggumcu
· Etiketler
arı yetiştiriciliği
,
arıcılar
,
arıcılık
,
bal
,
bal üretimi
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
yağış
,
çam balı
Küresel ısınmadan dolayı Türkiye'nin bal üretiminin geçen yıl 75 bin tondan 42 bin tona gerilediği, son yağışların bu yıl için arıcıları umutlandırdığı bildirildi. Arı Yetiştiricileri Birliği Adana Şube Başkanı Ahmet Turan Otlu, yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde ve Çukurova'da da etkili olan son yağışların bal üreticilerini sevindirdiğini söyledi. Otlu, geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklıktan dolayı arıcılık sektöründe verim kaybının olduğunu belirterek, "Türkiye'nin yıllık 75 bin ton civarında bal üretim kapasitesi var. Kuraklıktan dolayı geçen yıl 42 bin tonluk bir üretim gerçekleşti. Yüzde 45'e yaklaşan verim kaybı oldu. 2006 ve 2007 yıllarında arıcılar önceki yıllarda aldıkları balları alamadılar" dedi.
Otlu, bu sezon da üretimde bir miktar düşüş olacağını ifade ederek, "Ege Bölgesi'nde özellikle de Türkiye'nin çam balı üretiminin yüzde 75'ini karşılayan Muğla'da arıcılık kuraklık nedeniyle olumsuz etkilendi. Ancak, son günlerde etkili olan yağışlar bal üreticilerini sevindirdi. Özellikle yaylalık alanlarda üretim yapan balcılar 2008 sezonundan umutlu" diye konuştu.
18 Mayıs 2008 00:43 · Bloggumcu
· Etiketler
kurak yaz
,
kuraklık
,
kuraklığın etkileri
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın önlemleri
,
sulama
,
susuzluk
,
yeraltı suları
,
çiftçi
,
ığdır ovası
Iğdır'ın Bayraktutan köyündeki ana kanaldan Iğdır Ovasına törenle su verildi. Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Bayraktutan köyündeki törene, Iğdır Sulama Birliği Başkanı Nurettin Aras, birlik çalışanları, köy muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Aras, "Çiftçi üreticilerimizin verimi artırıcı yöntemlerle modern tarım yapmaları gerekir. Iğdır'da şeker pancarı, tahıl ürünleri yerine teknik yöntemlerle sebze ve meyve, bağ, bahçe üretimine yönelik çalışma yapılması gerekir. Küresel ısınma dünyada ve ülkemizde hissedilir şekilde görülmektedir. Ama Iğdır bu konuda en az etkilenen bir bölgedir. Iğdır Ovası'nda 50 yıllık yeraltı suları olduğunu bilimsel olarak da bilmekteyiz. Bu güzel ovada sanayi tesisleri kurarak bu ürünlerin işlenmesi çiftçimizin pazar derdini ortadan kaldıracaktır. Süt ve süt ürünlerine yönelik tesislerin de kurulduğu ve fabrikaya dönüşen üretimler yapılmaktadır. 2008 yılı Nisan ayında kurak ve yağmursuz günleri yaşadık ve Mayıs ayında yağmur ve bereket yağdığını gördük. Her yıl geleneksel olarak kurban kesip ovaya sulama suyu veriyorduk. Iğdır'a bu yıl da gecikmeli de olsa aynı uygulamayı yaptık.
Kuraklığın ülkemizde en çok etkilediği Konya Ovası'nda 200 metre derinlikten su almak mümkün değil, ama Iğdır Ovası'nda 5-6 metrede yer altı suyundan faydalanma imkanımız vardır. Şu anda ovamızda Aras Nehri'nin suyunu kullanmaktayız. Baraj suyunu devreye sokmadık. Bu sezonun ilimize ve çiftçimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Bölgedeki çiftçilere de seslenen Sulama Birliği Başkanı Aras, "Iğdır Ovası'na Sulama Birliği olarak su veriyoruz. Verdiğimiz bu hizmetin karşılığında su parasını alamıyoruz. Şu anda Sulama Birliği 6 milyon YTL alacağı olmasına rağmen 80 kadar çalışanımızın maaşlarını veremez durumdayız. Sulama Birliği'ne borcu olan çiftçilere sulama suyu vermeme talimatı vermek zorundayız" dedi.
16 Mayıs 2008 23:51 · Bloggumcu
· Etiketler
ab
,
avrupa birliği
,
karbon emisyonu
,
karbondioksit salınımı
,
küresel ısınma
,
küresel ısınma sorunu
,
küresel ısınma önlemleri
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmayla mücadele
,
nükleer enerji
,
türkiye
İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, küresel ısınma sorununa büyük önem verdiklerini belirterek, ''Türkiye'ye küresel ısınmayla ilgili çalışmalarında AB desteği çok önemli'' dedi. Miliband, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmayla mücadelede bireyinden, hükümetine ve iş adamına kadar herkese görev düştüğünü söyledi. Türkiye'nin, küresel ısınmayla ilgili çalışmalarında AB desteğinin önemine dikkati çeken Miliband, "Özellikle, iş adamları arasındaki işbirliğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Miliband, Türkiye'deki karbon emisyonunu azaltmaya yönelik çalışmalar, karbon salınımına neden olan enerji türlerine bağımlılığın nasıl azaltabileceği ve küresel ısınmayla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının rolü gibi konular hakkında bilgi aldığını sözlerine ekledi.
Ülkesindeki karbondioksit salınımının azaltılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Miliband, konutların mimari yapılarını değiştirmeye çalıştıklarını anlattı.
Konutların, "sıfır karbon salınımı" ilkesiyle inşa edilmelerine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Miliband, şöyle devam etti:
"Elektrik tedariğine gelince önceki yıllarda elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı yüzde 28-30 arasında değişirken bu miktar yüzde 20'ye kadar düşürüldü. Yine elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 5-6'yı buluyor. Bu oranın kesinlikle artması gerekiyor.
İngiltere'de karbondioksit salınımının yüzde 27'sine ulaşım neden oluyor. Ama artık AB mevzuatında bunun engellenmesiyle ilgili ciddi dayatmalar var. Çalışmalarımız bu yönde."
Miliband, "Küresel ısınma sorununa büyük önem veriyoruz. Üniversitelerimizde yeni çevre teknolojileriyle ilgili çok fazla araştırma yapılıyor" dedi.
16 Mayıs 2008 23:49 · Bloggumcu
· Etiketler
canlı çeşitliliği
,
canlılar
,
doğal hayatı koruma vakfı
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın sonuçları
,
mançurya
Doğal Hayatı Koruma Vakfının, yüzlerce balık, kuş, memeli ve böcek türünün akıbetinin araştırıldığı Yaşayan Gezegen Endeksine göre, hayvan sayısı ortalama yüzde 27 oranında azaldı. Daily Mail’in haberine göre raporda, hayvanların aşırı avlanılması, yeni tarım alanları açılması sonucu doğal yaşam ortamlarının daralması, hayvan ticareti, kirlilik ve insanoğlunun yol açtığı iklim değişiminin kurbanı olduğu bildirildi.
Amur (Mançurya) kaplanlarından şempanzelere, yeşil kaplumbağalardan kutup ayılarına kadar 1400 türü kapsayan araştırma çerçevesinde, hayvan sayılarıyla ilgili 4000 araştırma da incelendi.
Araştırma sonucunda, karada yaşayan hayvanların sayısının 1970 ile 2005 arasında dörtte bir oranında azaldığı, suda yaşayan canlıların sayısınınsa yüzde 29 oranında düştüğü saptandı.
Vakfın İngiltere şubesi kampanya başkanı Colin Butfield, “çevre meselelerinde bilincin giderek artmasına karşın gidişatın kötüye doğru olması alarm verici” dedi.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı genel müdürü James Leape de, bunun etkisinden kimsenin kaçamayacağını çünkü küresel çeşitliliğin azalmasının daha az yeni ilaç bulunması ve doğal felaketlere daha açık olmak anlamına geldiğini söyledi.
Bununla birlikte son yıllarda bazı hayvan türlerinin sayılarında artış olduğu, bunların arasında Sibirya kaplanlarıyla bazı bölgelerindeki Afrika fillerinin bulunduğu kaydedildi.
15 Mayıs 2008 21:05 · Bloggumcu
· Etiketler
güney kutbu
,
hayvan sağlığı
,
insan sağlığı
,
kuzey kutbu
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
nem miktarı
,
tehlikeli böcekler
Küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkenini taşıyan böceklerin yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin içinde bulunduğu iklim kuşağının, küresel ısınmadan oldukça fazla etkilendiğini söyledi.
Geçen yüzyılda Türkiye'nin de yer aldığı kuşakta ortalama sıcaklığın 0.8 derece arttığını, bunun 2100 yılına kadar farklı odaklarda 1.5 ile 4.5 derece daha yükseleceğinin bildirildiğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, küresel ısınmayla birlikte denizlerin su seviyesinin de gelecek 100 yıl içinde 47 santimetre artacağını bildirdi.
"Hem kuzeye hem güneye yayıldılar"
Prof. Dr. Levent Aydın, küresel ısınmanın, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkeni ve onu taşıyan böceklerin, yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Birçok parazit, bulundukları ortama adapte olma özelliğine sahiptir. Ayrıca 18-26 derecelik çevre ısısı ve yüzde 60-80'lik nispi nemde en ideal gelişme ve çoğalma şansı bulurlar. Geçtiğimiz yıllarda Afrika'ya özel tropikal birçok parazit türü küresel ısınmanın etkisiyle ekvatordan hem kuzeye hem de güneye yayılarak etki alanlarını genişletmiştir.
14 Mayıs 2008 22:37 · Bloggumcu
· Etiketler
bitki örtüsü
,
kuluçka
,
küresel ısınma
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın nedenleri
,
küresel ısınmanın sonuçları
,
leylek kolonisi
,
leylek sayısı
,
leylek yuvası
,
leylekler
Türkiye'de etkisini hissettiren küresel ısınma bitki örtüsünü olduğu gibi hayvanları da etkiledi. Dünyanın en büyük leylek kolonisinin bulunduğu Diyarbakır'da göçmen kuşlar önceki yıllara göre kuluçka dönemine erken girdi. Diyarbakır ve çevresinde kuş türleri konusunda 6 yıldan bu yana araştırma yapan Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Leylek sayısında son 2 yılda azalma olduğuna dikkati çekerek, "Leyleklerin üreme merkezlerine erken gelmeleri ile birlikte erken doğacak olan yavrular yetersiz beslenmeden dolayı ölme riski ile karşı karşıya kalabilir" diye konuştu.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kılıç, dünyanın en büyük leylek kolonisinin bulunduğu Diyarbakır'da küresel ısınma nedeniyle leyleklerin dengesinin bozulduğunu söyledi. 2002 yılından buyana Diyarbakır ve çevresinde kuş türleri konusunda araştırma yapan Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Diyarbakır'ı Bismil ilçesine bağlayan karayolu civarında bulunan yüksek gerilim hatları üzerinde 53 leylek yuvası tespit edildiğini ancak leylek sayısında küresel ısınma ile birlikte azalma görüldüğünü kaydetti. Diyarbakır'ın kuş cenneti olduğunu ifade eden Kılıç, "Türkiye'de 450 kuş türünün 270'den fazlası Diyarbakır'da bulunuyor. Bu kuşların en büyük kısmını leylekler oluşturuyor. Yapmış olduğumuz araştırmalarda Bismil ilçesinde 20 kilometrelik alan içerisinde 53 tane leylek yuvası tespit ettik. Bu, dünyanın en büyük leylek popülasyonu anlamına geliyor. Bu yuvaların 42'sinde aktif olarak kuluçka tespit ettik. Her yıl üreyen yavru sayısı 110'u geçmesine rağmen son 2 yılda leylek sayısında ciddi bir azalma olduğunu gözlüyoruz. Bu yıl yaptığımız araştırmada sadece 33 yuvanın aktif olduğunu tespit ettik. Leylek sayısında azalma nedenlerini araştırmak için bölgede hayvanların davranış biçimleri ve çevre koşullarını inceliyoruz" dedi.
13 Mayıs 2008 21:32 · Bloggumcu
· Etiketler
beslenme ihtiyacı
,
dünya çiftçiler günü
,
kuraklık
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın olumsuz etkileri
,
küresel ısınmanın zararları
,
tarım
,
tarım sektörü
,
yağlı tohumlar
,
yerfıstığı
,
çiftçi
,
çiftçiler
,
üretim sektörü
Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin Türkiye ve tüm dünyada her geçen gün daha çok görülmeye başlandığına dikkat çeken Çukurova Pamuk, Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu başkanı Hamza Öztürk, tarımın başta insan olmak üzere tüm canlılar için hayati önem taşıdığının bir defa net şekilde anlaşıldığını söyledi. İnsanların yiyecek ve giyinme ihtiyacının topraktan karşılandığını, bunun için önümüzdeki süreçte tarımın tüm dünyada daha da önem kazanacağını vurgulayan Öztürk, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü" dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Hala ekonomimizin lokomotifi durumundaki tarımımızın, üreticilerimizin, bunun yanı sıra sayısı milyonları bulan çiftçi ailelerini temsil eden Birliklerin desteklenmesi ve kollanması gerektiğine inanıyorum. Bizi doyuran ve giydiren çiftçilerimizin kıymetini bilelim. Tarımımızın gelişmesi ve küresel ısınmanın muhtemel zararlarına karşı kısa, orta ve uzun vadeli planlar yaparak hayata geçirelim." dedi.
Cumhuriyet döneminden sonra uzun yıllar ülkemizde tarımın ulusal kalkınmanın temeli olduğunu hatırlatan Öztürk, "Geniş istihdam alanı yaratması, beslenme ihtiyacını karşılaması, sanayiye hammadde temin etmesi, nüfusunun yarısına yakınını bünyesinde barındırması sebebiyle tarım mutlaka desteklenmelidir" diye konuştu.
Öztürk, şöyle devam etti: "Tarımda gelişmiş ülkelere baktığımızda; tutarlı, ciddi ve uzun vadeli planlamalar yapıldığını, çiftçiye ve tarıma önem verildiğini, bu kesimin çeşitli sübvansiyonlarla desteklendiğini görüyoruz. Çünkü tarım sektörü; ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda belirlenen hedeflere ulaşılması bakımından ana üretim sektörü olarak görülmektedir.
13 Mayıs 2008 21:29 · Bloggumcu
· Etiketler
dolum istasyonları
,
emisyon
,
karbondioksit
,
karbondioksit salınımı
,
küresel ısınma
,
küresel ısınma konusu
,
küresel ısınmanın etkileri
,
otomotiv
,
otomotiv sektörü
,
yedek parça
,
yedek parça sektörü
İki yılda bir Frankfurt'ta düzenlenen ve otomobil yedek parça sektörünün nabzının tutan fuarlar arasında ilk sırada gösterilen Automechanika Frankfurt Fuarının 20'incisi bu yıl 16-21 Eylül 2008 tarihinde Frankfurt'ta gerçekleştirilecek. Fuarın bu yılki teması otomotiv sektörü ve küresel ısınma konusu olacak. Automechanika Frankfurt'a bu yıl 79 ülkenin katılacağı ve 220 firma arasında Türkiye'nin ikinci sırada yer aldığı, bu yılki fuara yaklaşık 4 bin 600'ü aşkın katılımcı ve 160 bin civarında bir ziyaretçinin gelmesinin beklendiği açıklandı.
Automechanika Frankfurt Fuarı hakkında bilgi vermek amacıyla düzenlenen basın toplantısında bir konuşma yapan Automechanika Fuarları Başkanı Stephan Kurzawski, sektördeki birçok firmanın yatırımlarını yapmak için bu fuarı beklediğini belirtti. Stephan Kurzawski, 300 bin metrekare fuar alanı üzerinde kurulan ve Frankfurt fuar ve sergi merkezinin tamamını kaplayan Automechanika Frankfurt Fuarı'nda ürün gruplarının , 5 ana kategori altında sergileneceğini ve grupların "Tamir ve Bakım", "Servis İstasyonları ve Araba Yıkama", "Parçalar ve Sistemler", "Aksesuarlar ve Tuning" ve bu yıl fuara yeni eklenen "Bilgi Sistemleri ve Yönetim" olduğunu söyledi.
Bu yılki fuarın ana temasının küresel ısınma ve onun otomotiv bakım ve yedek parça sektörüne etkisinin olacağı hatırlatan Stephan Kurzawski, fuarda emisyondan korunma ve karbondioksit azaltma alanlarındaki en son yenilikler ile sektörün dolum istasyonları ve sundukları servislerle ilgili önerilerin tartışılacağını kaydetti.
13 Mayıs 2008 21:24 · Bloggumcu
· Etiketler
canlılar
,
hava kirliliği
,
hava ve su
,
küresel ısınma
,
küresel ısınma paneli
,
küresel ısınma önlemleri
,
küresel ısınmanın etkileri
,
orman alanları
,
su kirliliği
,
zonguldak
Zonguldak Atatürk Lisesi öğrencileri tarafından "Küresel ısınma ve Zonguldak'a etkileri" hakkında lise öğrencilerine panel düzenlendi. Zonguldak genelinde Milli Eğitim Müdürlüğü'nce hazırlanan ve Atatürk Lisesi öğrencileri Nergis Yarbaş ve Begüm Hotan'ın tarafından gerçekleştirilen panelde "Küresel ısınma ve Zonguldak'a etkileri" hakkında bilgiler verildi. Panelde açılış konuşmasını yapan Atatürk Lisesi Coğrafya Öğretmeni Murat Ovaz, "Hoyratça kullandığımız bu dünyanın dedelerimizden miras değil, torunlarımızın bir emaneti olduğunu hatırlatmak, ayrıca hayatın yaşam kaynağının temiz bir dünya, hava ve su olduğunu aklımıza kazımak için ve dahası insan ve tüm canlıların bu özelliklere ihtiyaç duyduklarını yinelemek için bu sunumu hazırlamış bulunmaktayız. Bize düşen görev sadece dünyayı, havayı ve suyu kirletmeme değildir. Aynı zamanda banları yapanları da sert bir şekilde uyarmak ve onlara doğruyu söylemektir. Doğayı korumak için amacımız teknolojiyi reddetmek değil onu verimli kullanmak idealimiz olmalıdır. Yaşanacak başka bir dünya yoktur" dedi.
Zonguldak genelindeki tüm liselerden 40'ar öğrencinin katıldığı panelde Orman Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Büyük, Türkiye ve Dünya ormanlar alanları hakkında bilgiler verdi. Küresel ısınmayı yavaşlatmak için, çeşitli alanlarda tasarruflar ve uygulamalar yapılması istenildi.
12 Mayıs 2008 23:01 · Bloggumcu
· Etiketler
gribal enfeksiyon
,
gribal enfeksiyonlar
,
hava sıcaklıkları
,
kalp hastalıkları
,
kalp yetersizliği
,
küresel ısınmanın etkileri
,
küresel ısınmanın önlemleri
,
sıcaklık değişimleri
,
tansiyon
,
vücut ısısı
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Kliğinde görevli Doç. Dr. Ahmet Temizhan, ani sıcaklık değişimlerinin kalp hastaları için risk oluşturduğunu, tansiyon ve vücut ısısının hava sıcaklıklarındaki değişimlere göre ayarlanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Temizhan, küresel ısınma dolayısıyla mevsimsel geçişlerin hızlı olması ve ara mevsimlerin yaşanmaması nedeniyle ani sıcaklık değişiklikleri yaşandığını kaydederek, bunun özellikle kalp rahatsızlığı bulunanlar için risk oluşturduğunu söyledi.
Tansiyon ve vücut ısısının hava sıcaklıklarındaki değişimlere göre ayarlanmasının büyük önem taşıdığını anlatan Temizhan, “Herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan kişilerde bu daha kolay olurken kalp hastaları sorun yaşayabiliyor” diye konuştu.
Kalp hastalarının ani sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan sıkıntılarını en aza indirmeleri için viral enfeksiyonlara karşı tedbirli olmaları gerektiği uyarısında bulunan Temizhan, şunlara dikkati çekti:
“Gribal enfeksiyonlar özellikle kalp yetersizliği olanlarda büyük sağlık sorunları yaratıyor. Kalp hastaları grip ve soğuk algınlığını çok ağır geçiriyor. Bu nedenle korunma büyük önem taşıyor. Bunun için de kalp rahatsızlığı olanlar giyimine kuşamına çok dikkat etmeli. Hafta, hatta gün içindeki sıcaklık farklılıklarında uygun giysilerin seçilmesi çok önemli.”