| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Küresel ısınma, küresel ısınma resimleri, küresel ısınmanın nedenleri, çevre kirliliği, hava kirliliği, küresel ısınmanın etkileriRSSYorum RSS
Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki |sonraki >
15 "küresel ısınmanın sonuçları" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"küresel ısınmanın sonuçları" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kuraklık ve Kilis 

AK Parti Kilis milletvekili Hasan Kara, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışma sonucu Kilis'in kuraklık kapmasına alınmasına karar verdiğini söyledi. Kara, geçen yıldan beri Kilis ve ilçelerinde kuraklık yaşandığını belirterek, "Tarım İl Müdürlüğü yaşanan kuraklık nedeniyle hazırladığı raporu, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na sundu. Bakanlık, Kilis'in de içinde bulunduğu 9 ili kuraklık kapsamı içine aldı. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, hazırladığı raporu Bakanlar Kurulu'na sundu. Çok kısa bir süre içerisinde Bakanlar Kurulu kararının çıkmasıyla birlikte, mağdur olan çiftçilerimizin mağduriyeti giderilecek. Kilis'te, son 30 yıldan beri böyle bir kuraklık görülmemiştir. Çiftçilerimizin mağdur olmasına göz yumamayız. Bu sorunun çözülmesi için yoğun bir çalışma içerisine girdik" dedi Seçim bölgesi olan Kilis'te, köy ve ilçelerinde çiftçiler ile bir araya geldiklerini vurgulayan Kara, "AK Parti her zaman çiftçilerimizin yanında olmuştur.

Çiftçilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizini AK Parti hükümeti silmiştir. Borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağladık. Çiftçilerimizin rahat ürün ekebilmesi ve maddi sıkıntı yaşamaması için düşük faizli krediler kullandırdık. Ziraat Bankası aracılığı ile çiftçilere bizim iktidar döneminde verilen destek, hiç bir iktidar döneminde verilmemiştir. Küresel ısınma sonucu yağışların az olması nedeniyle yaşanan kuraklıktan etkilenen çiftçilerimizin sorunlarını çözmüş olacağız. Kısa süre içerisinde Kilis'teki çiftçilerimiz kuraklık kapmasına alındığı zaman, bir takım yardımlar yapılacaktır" diye konuştu.

Küresel ısınma ve balıklar 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, derelerdeki su sıcaklığının arması nedeniyle Van Gölü'nde yaşayan endemik tür olan inci kefali balığının göçünün bu yıl erken başladığını belirterek, "Acilen bir kuraklık eylem planının hazırlanması ve yeni bir su paylaşım politikası ortaya konulması gerekir" dedi.

Kuraklığın şakaya gelecek bir olay, lüks bir takıntı veya bazı çevrecilerin kendilerine yeni buldukları bir iş olmadığını ifade eden Prof. Dr. Sarı, bu durumun dünyada herkes tarafında kabul edilen en büyük doğal afet olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Sarı, Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşanan kuraklığın Van Gölü'nün çevresinde de yaşandığını belirtti.

 

İnci kefali balığının üremek için göç ettiği Van Gölü'ne dökülen irili ufaklı 100'e yakın dere olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarı, bunların içinde 12 tanesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü en büyük akarsu kaynakları olan bu dereler balığın esas üreme habitatını oluşturuyor. Şuan da bu 12 büyük derenin tamamında uzun yılların ortalamasını dikkate aldığımızda ciddi debi düşüşleri var. Su miktarında azalma var. Su seviyesinin azalması bize hemen su sıcaklığının artmasıyla kendisini gösteriyor. İki gün önce bu derelerin tamamında su sıcaklığı ölçümlerini yaptım. Karasu Çayı'nda su sıcaklık 17 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Van Gölü'ne akan en büyük akarsulardan olan Bendimahi Çayı debisi en fazla düşen ve su sıcaklığı 10,5 santigrat dereceye çıkan bir akarsu olarak karşımıza çıkıyor. Çelebibağı beldesinden Van Gölü'ne dökülen Zilan Çayı'nda su sıcaklığı 20 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Çünkü debisi çok ciddi düşmüş vaziyette" dedi.

Çevre temizliği ve sulama 

Adana'da, su sıkıntısı nedeniyle ve yüksek su faturasından kaçınan kadınlar, halı ve kilimlerini evlerinin damları yerine sulama kanallarında yıkıyor. Küresel ısınmanın etkilileri her geçen gün kendisini biraz daha fazla hissettirirken, yaşanan su sıkıntısı ve yüksek su faturası ödeme korkusu Adanalı kadınların bahar temizliklerini farklı şekillerde yapmasına yol açtı. Hafta sonu olmasını fırsat bilen çok sayıda kişi, halı, kilim ve battaniyelerini yıkamak için merkez Seyhan ilçesindeki Kıyıboyu Caddesi'nde bulunan ait sulama kanalına getirdi.

Sulama kanalında halı ve kilimlerini yıkayan Mediha Özmen (22), yaşanan kuraklık nedeniyle suyun artık çok önemli olduğunu belirterek, "Belki şimdi susuzluk çekmiyoruz, ama eskisi gibi yağış olmuyor. Bu nedenle halı ve kilimleri artık sulama kanalında yıkıyoruz .Çünkü halı ve kilim yıkarken ister istemez çok su harcıyoruz" dedi.

 

Halı ve kilim yıkarken çok su harcanması sonucu, yüksek su faturası gelmesinden dolayı da sulama kanallarını tercih ettiklerini söyleyen Özmen, bahar temizliği yapmadıkları aylarda bile 40 YTL su faturası ödediklerini, temizlik yapmaları halinde su faturasının 100 YTL'yi bulacağını ve bunun altından kalkamayacaklarını vurguladı.

Küresel ısınmanın etkileri 

 Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yüzyılda gösterecek.Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor.Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor. Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek.10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir. Sera etkisiyle de gezegenimiz günden güne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var.Bu kalkan Nitrojen ve Oksijenden oluşuyor.Bu kalkan CO2 ( Karbondioksit) ve CH4 ( metan gazı) sebebiyle zarar görüyor.

Leeds Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Chris Thomas tarafından Nature dergisinde yayınlanan bir yazıda “küresel ısınma 2050’ye kadar bitki ve hayvan türlerinin dörtte birini ya da 1 milyondan fazlasını yok edecek” denmektedir. Otomobiller ve fabrikaların gaz yayılımında en büyük etkenler olduğunu vurgulayan Thomas, yayılan gazların, 21. yüzyılın son yıllarına doğru ortalama sıcaklıkları tarihte görülmemiş düzeylere yükselteceğini belirtmekte. Ve eğer bir çözüm üretilmezse, türlerin kitlesel tükenişlerinin tarihte görülmemiş boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekmekte.

Yerkürede 1992 verilerine göre 12,5 milyon tür yaşamaktadır. Bu türlerin insan marifetiyle yok olma hızları doğal yok olma hızlarının 100 ila 1000 katı olarak tahmin edilmektedir, bu eğilim devam ederse 50 ilâ 100 yıl içerisinde mevcut türlerin %10-50’sinin yok olacağı hesaplanmaktadır. Bugün doğadaki kuş türlerinin yaklaşık %15’i –ki bu 1000 türe karşılık geliyor– tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Doğadaki besin zincirinin bir kez kırılması inanılmaz sonuçlara yol açacağından canlı türlerinin bazılarının ortadan kalkması, diğer canlı türlerini de doğrudan etkileyecektir.

Küresel ısınmanın sonuçları 

Küresel ısınmanın sonuçları  BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) çalışmaları sonucunda, küresel ısınmanın Avrupa'da, kutuplarda, küçük ada devletlerinde ve dünyanın başka bölgelerinde yol açabileceği sonuçlar belirlendi.  Taslak halindeki rapor, 130'u aşkın ülke hükümetinin desteklediği ve 2000 dolayındaki bilim adamını ve hükümet temsilcisini kapsayan IPCC'nin yarın başlayacak toplantılarında ele alınacak ve nihai şekli, 6 Nisanda Brüksel'de açıklanacak.

      -İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN AVRUPA'DA BEKLENEN ETKİLERİ-
      -Nehir yatağı havzalarının, şiddetli ve tehlikeli akıntılara sahip kısımları yüzde 19'dan, 2070 yılında yüzde 34-36'ya çıkacak.
      -Batı Avrupa'da muhtemelen milyonlarca insan, sulak alanlarla iç içe yoksunluk içerisinde yaşayacak.
      -Küresel sıcaklık ortalamalarının hızla yükseleceği bir senaryonun gerçekleşmesi halinde 2080'lerde yılda fazladan 2,5 milyon kişi daha kıyı şeritlerindeki sellerden etkilenecek.
      -Çeşitli senaryolara göre 2070'lerde akarsu potansiyelleri Avrupa'nın Akdeniz kısmında yüzde 20-50 arasında düşerken, Kuzey ve Doğu Avrupa kısımlarında yüzde 15-30 arasında artacak.
      -Alp buzullarının küçük olanları ortadan kalkacak, büyükleri 2050 itibariyle yüzde 30-70 arasında eriyecek.
      -Akdeniz'e yönelik turizm yazın düşerken, ilkbahar ve sonbaharda artacak.

         -KUTUPLAR VE BAZI DİĞER BÖLGELER- 
       -Kuzey kutbundaki deniz buzulları 2100'e kadar yüzde 22-33 arasında azalacak, Antarktika'da ise tamamen ortadan kalkabilecek. Deniz dışı alanlardaki buzullarda önemli incelme olacak ve bu, yeryüzündeki deniz seviyesini yükseltecek.
      -2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmenin 18-59 santimetre arasında olabileceği tahmin ediliyor.
      -Şu anda 500 bin kilometre kare olan Himalaya buzul alanı, 2030'da 100 bin kilometre kareye kadar gerileyebilecek.
      -Asya'da birçok ülkede açlık sorunu olacak.
      -Asya'da 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyar kişiye kadar yükselebilecek.
      -Ada devletlerde genellikle kıyılara inşa edilen uluslararası havaalanları ve yollar su altında kalabilecek.