| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Küresel ısınma, küresel ısınma resimleri, küresel ısınmanın nedenleri, çevre kirliliği, hava kirliliği, küresel ısınmanın etkileriRSSYorum RSS
Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki |sonraki >
18 "kuraklık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"kuraklık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Toprak Dede, Hayrettin Karaca 'dan yeni kitap 

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca, yeni kitap serisini çıkardı. 'Toprak Dede' olarak bilinen ve kurduğu TEMA Vakfı ile tanınan Hayrettin Karaca'nın yeni kitap serisinde, kuraklığa ve erozyona karşı mücadele veren, mevcut bitki örtüsünün korunması ve yenilerinin yetiştirilmesi alanlarında bilgiler yer alıyor.

Kitaplarında, doğal olana sahip olmanın ne denli büyük bir ayrıcalık olduğunu ancak ülkemizde konunun sorumlusu kamu kuruluşlarında çalışan yetkililerin hatalı işler yaptığını ve bu zenginliğin değerini kavramadıklarını anlatan Karaca, "Çevre ancak olduğu gibi korunabilir, bataklığı, çalılığı, çiçek soğanları, yangın sonrası ölü ağaçları ve içinde yaşayan büyüklü küçüklü canlıları ile çok hassas bir dengeye sahip olduğu gerçeği kavranmalıdır" diyor.

 

Karaca, küresel ısınmaya bağlı olarak Türkiye'nin 2025 yılından itibaren kurak iklim kuşağına gireceğini, suyun korunması ve ölçülü kullanılmasının çok büyük önem kazanacağını ve bu amaçla yeni metotlar ve teknolojiler kullanılmasının zorunlu hale geldiğini anlatmanın yanı sıra, yapılan örnek uygulamalarla bu konuda bilinç ve beceri geliştirilmeye çalışıldığını anlatıyor.

Kuraklık ve su tasarrufu 

Devlet Su İşleri (DSİ ) Bölge Müdürü Nevzat Aksu, küresel ısınmanın sebep olduğu kuraklığın bu yıl da şiddetle devam ettiğini belirterek suyun tasarruflu kullanılması gerektiğini söyledi. DSİ Bölge Müdürü Aksu, yaptığı yazılı açıklamada, gerek baraj ve göletlerde depo edilen su miktarlarının gerekse akarsularımızın debilerinin her geçen gün azalmaya devam etmesinin sulamaları olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti. Aksu, "Bu nedenle su kaynaklarının kullanımında azami tasarruf anlayışı içinde hareket edilerek su dağıtım hizmetlerinin planlı su dağıtımı ilkesine uygun olarak yapılması zorunluluk haline gelmiştir" dedi.

Aksu, kuraklığa karşı alınacak tedbirleri özetle şöyle sıraladı:

 

"Suyu yetersiz olan sulamalarda öncelikle yetiştirilen bitkilerin sulama suyuna en hassas olduğu devrelerdeki su ihtiyaçları karşılanacak, diğer aylarda gerekli kısıtlamalar uygulanacaktır. Su dağıtımı, su kayıplarını en az düzeyde tutacak bir işletme düzeni içinde yapılacak, çiftçilerin buna uymaları gerekmekte olup ihtiyaç halinde mahalli ve mülki idarelerin yardımı talep edilecektir. Sulama mevsiminden önce su kayıplarına neden olacak tesis noksan ve yetersizliklerinin zamanında giderilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır. Tüm sulamalarımızın işletme sahaları içerisindeki çiftçi arklarının çiftçilerimiz tarafından sulama mevsimi öncesi açılıp temizlenmesi su kaybının daha az olmasına olumlu etki yapacaktır. Kuraklığın devam ettiği bu yıl, daha fazla su isteyen sebze, fasulye, pamuk ve şeker pancarı gibi bitkilerin aşırı miktarda ekilmeyip öncelikle üzüm bağı, meyve bahçesi gibi sabit tesislerin kurutulmadan kuraklık afetini atlatmalarına çalışılacaktır. Sulamalarımızda su dağıtım programı 24 saat üzerinden planlanmakta olup çiftçilerimizin kesinlikle gece sulaması yapmaları gerekmektedir. Tüm sulamalarımızda şebeke dışı alanlara ekim yapılmamalıdır. Söz konusu alanlara kesinlikle sulama suyu verilmeyecektir. Sulama suyu yeterli olan sulamalarımızda da su dağıtımına azami dikkat gösterilerek ve fazla suyun arazinin verimini azalttığı unutulmadan bir damla suyun bile israfından kaçınılmalıdır. Unutulmamalıdır ki yapılan tasarruflar birçok sulama ve enerji projesinde değerlendirilecektir."

Kuraklık ve Devlet Su İşleri 

Son yıllarda küresel ısınmanın sebep olduğu kuraklık bu yılda etkisini gösteriyor. Yeraltı su seviyeleri düşerken, sulama amaçlı baraj ve göletlere gelen su miktarları ve kaynak suları azalıyor. Baraj ve göletlerde depo edilen su miktarlarının, akarsuların debilerinin her geçen gün azalmaya devam etmesi sulamaları olumsuz yönde etkiliyor. Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürü Nevzat Aksu, su kaynaklarının kullanımında azami tasarruf anlayışı içinde hareket edilmesini istedi.

Su dağıtım hizmetlerinin planlı su dağıtımı ilkesine uygun olarak yapılmasının zorunluluk haline geldiğini ifade eden Aksu, sulamaların bitki su ihtiyaçları esas alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.

 

Suyu yetersiz olan sulamalarda öncelikle, yetiştirilen bitkilerin sulama suyuna en hassas olduğu devrelerdeki su ihtiyaçlarının karşılanacağını belirten Aksu, "Su dağıtımı, su kayıplarını en az düzeyde tutacak bir işletme düzeni içinde yapılacak, çiftçilerin buna uymaları gerekmekte olup, ihtiyaç halinde mahalli ve mülki idarelerin yardımı talep edilecektir. Sulama mevsiminden önce su kayıplarına neden olacak tesis noksan ve yetersizliklerinin zamanında giderilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır." dedi.

Kuraklık mağdurları ve GAP 

Güneydoğu'da bu yıl yeterli yağışın yağmaması nedeniyle ürünler tarlada kaldı. Kendi imkanlarıyla sulama imkanı bulan çiftçiler ise ektiği ürünün yüzde 10'unu kurtarabildi. Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, bölgeye yaptığı ziyaret sırasında, ilk defa böyle bir kuraklık yaşandığına dikkat çekip, yapılacak bir olmadığını söylemişti. Küresel ısınmanın vermiş olduğu etkilerinden dolayı Türkiye'de Güneydoğu başta olmak üzere ekili alanlarda görülen kuraklık çiftçiyi zor durumda bıraktı. Bölgede yaşanan sıcaklar toprağı çatlatırken çiftçiler, "Bu saatten sonra artık yağmur yağsa bile ürünümüzü kurtaramayacağız" diyor.

Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Halil Dolap ise 5 milyon dönümden fazla arazinin kuraklıktan dolayı yandığını belirterek, bunun önüne geçmek için çarenin GAP'ın bir an önce hayata geçirilmesine bağladı.

 

Tarladaki ekinlerini yağmura bırakan çiftçinin ürünlerinin yüzde yüzünün yandığını hatırlatan Dolap, "Artık bu saatten sonra yağmur yağsa bile tarladaki arpa, buğday ve mercimeği kurtaramayız. Ürünlerimizin hepsi yandı. Ancak kendi imkanlarıyla tarlasını sulama imkanı bulabilen çiftçi ise ürünün ancak yüzde 10'unu kurtarabildi. Bu yıl görülmemiş bir kuraklık yaşadık. Hükümetin bu konuda artık bir çözüm bulmasını bekliyoruz. En kalıcı çözüm ve alternatif GAP'tır. GAP'ın bir an önce hayata geçirilmesi için hükümetin kolları sıvaması gerekir. Bu bölgede GAP olmadan sulu tarımdan istenilen verim alınamaz. Çiftçi de tarlasını istediği gibi sulayamaz." dedi.

Dünyanın en verimli topraklarının Harran'da bulunduğunu açıklayan Dolap, kırmızı ve her ürünün sevdiği bu topraklarda suyunu zamanında ve tam verilmesi halinde istenilen hasatın yapılabileceğine vurgu yaptı.

Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Halil Dolap, hükümetin önümüzdeki yıllar içerisinde GAP'ın hayata geçirilmesi konusunda önemli adımlar atılacağı yönündeki açıklamalarının sözde kalmaması ve takipçisi olmalarını istedi.

Kuraklık ve Kilis 

AK Parti Kilis milletvekili Hasan Kara, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışma sonucu Kilis'in kuraklık kapmasına alınmasına karar verdiğini söyledi. Kara, geçen yıldan beri Kilis ve ilçelerinde kuraklık yaşandığını belirterek, "Tarım İl Müdürlüğü yaşanan kuraklık nedeniyle hazırladığı raporu, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na sundu. Bakanlık, Kilis'in de içinde bulunduğu 9 ili kuraklık kapsamı içine aldı. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, hazırladığı raporu Bakanlar Kurulu'na sundu. Çok kısa bir süre içerisinde Bakanlar Kurulu kararının çıkmasıyla birlikte, mağdur olan çiftçilerimizin mağduriyeti giderilecek. Kilis'te, son 30 yıldan beri böyle bir kuraklık görülmemiştir. Çiftçilerimizin mağdur olmasına göz yumamayız. Bu sorunun çözülmesi için yoğun bir çalışma içerisine girdik" dedi Seçim bölgesi olan Kilis'te, köy ve ilçelerinde çiftçiler ile bir araya geldiklerini vurgulayan Kara, "AK Parti her zaman çiftçilerimizin yanında olmuştur.

Çiftçilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizini AK Parti hükümeti silmiştir. Borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağladık. Çiftçilerimizin rahat ürün ekebilmesi ve maddi sıkıntı yaşamaması için düşük faizli krediler kullandırdık. Ziraat Bankası aracılığı ile çiftçilere bizim iktidar döneminde verilen destek, hiç bir iktidar döneminde verilmemiştir. Küresel ısınma sonucu yağışların az olması nedeniyle yaşanan kuraklıktan etkilenen çiftçilerimizin sorunlarını çözmüş olacağız. Kısa süre içerisinde Kilis'teki çiftçilerimiz kuraklık kapmasına alındığı zaman, bir takım yardımlar yapılacaktır" diye konuştu.

Küresel ısınma ve fidan dikimi 

Son yıllarda yaşanan kuraklık ve küresel ısınmanın zararları tüm dünyada boy gösterirken, Tema Vakfı Antakya Temsilciliği çocuklarla birlikte fidan dikerek, küresel ısınma ile mücadele başlattı. Tema Vakfı Antakya Temsilcisi Mahir Rende ve yönetim kurulu üyeleri, çocukların doğayı sevmesi adına ve çevre bilincini yükseltmek amacıyla okullarda fidan dikimi etkinliği düzenledi.

Vali Teoman İlköğretim Okulu konferans salonunda öğrencilere çevre ve doğayla ilgili bilgi verilirken, daha sonra fidanlar okul bahçesinde toprakla buluşturuldu.

Etkinlikle ilgili kısa bir açıklama yapan Tema Vakfı İl Temsilcisi Rende, daha yeşil ve temiz bir çevre amacıyla öğrencilere bu bilinci yaymaya çalıştıklarını söyledi.

Rende, haziran ayına kadar bu tür etkinliklerine devam edeceklerini ifade ederek, "Çocuklarımıza ağaç sevgisini öğreteceğiz. Bununla birlikte ağaç sevgisi yanında ağaca sahip çıkma ve onu yaşatmayı da öğretmeye çalışıyoruz. Geniş anlamdaki çalışmalar ise Orman Bakanlığı ve Tema vakfı Genel Merkezi olarak yapılan çalışmalar içerisinde yürütülmektedir." şeklinde konuştu.

Okul Müdürü Gültekin Bayraktaroğlu da, böyle güzel bir etkinliğin okullarında düzenlenmesinden dolayı mutlu olduklarını, çocuklara ağaç sevgisinin geliştirilmesinde bu tür etkinliklerin büyük yarar sağlayacağını ifade etti.

Küresel ısınma ve balıklar 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, derelerdeki su sıcaklığının arması nedeniyle Van Gölü'nde yaşayan endemik tür olan inci kefali balığının göçünün bu yıl erken başladığını belirterek, "Acilen bir kuraklık eylem planının hazırlanması ve yeni bir su paylaşım politikası ortaya konulması gerekir" dedi.

Kuraklığın şakaya gelecek bir olay, lüks bir takıntı veya bazı çevrecilerin kendilerine yeni buldukları bir iş olmadığını ifade eden Prof. Dr. Sarı, bu durumun dünyada herkes tarafında kabul edilen en büyük doğal afet olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Sarı, Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşanan kuraklığın Van Gölü'nün çevresinde de yaşandığını belirtti.

 

İnci kefali balığının üremek için göç ettiği Van Gölü'ne dökülen irili ufaklı 100'e yakın dere olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarı, bunların içinde 12 tanesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü en büyük akarsu kaynakları olan bu dereler balığın esas üreme habitatını oluşturuyor. Şuan da bu 12 büyük derenin tamamında uzun yılların ortalamasını dikkate aldığımızda ciddi debi düşüşleri var. Su miktarında azalma var. Su seviyesinin azalması bize hemen su sıcaklığının artmasıyla kendisini gösteriyor. İki gün önce bu derelerin tamamında su sıcaklığı ölçümlerini yaptım. Karasu Çayı'nda su sıcaklık 17 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Van Gölü'ne akan en büyük akarsulardan olan Bendimahi Çayı debisi en fazla düşen ve su sıcaklığı 10,5 santigrat dereceye çıkan bir akarsu olarak karşımıza çıkıyor. Çelebibağı beldesinden Van Gölü'ne dökülen Zilan Çayı'nda su sıcaklığı 20 santigrat dereceyi geçmiş durumda. Çünkü debisi çok ciddi düşmüş vaziyette" dedi.

Kırıkkale 'de ağaçlandırma 

Baharın gelmesiyle birlikte Kırıkkale'de ağaçlandırma seferberliği başladı. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Dağevi Köyü Erozyon Kontrol Sahası'na 530 bin adet sedir fidanı, 215 bin enso tipi kaplı fidan, 210 bin adet ardıç, 100 bin adet tüplü ve 90 bin adet muhtelif yapraklı fidan dikildi. Dağevi köyünde başlatılan seferberlik programına Kırıkkale Valisi Mustafa Demirer, Belediye Başkanı Veli Korkmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Metin Yandırmaz, İl Emniyet Müdürü Salim Akça, il müdürleri, Atatürk İlköğretim Okulu Denizyıldızı İzcilik Kulübü öğrencileri ve çok sayıda köylü katıldı.

Son yıllarda atmosfere salınan sera gazlarındaki artış sonucu oluşan küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı sorunların, her geçen gün arttığını ifade eden Çevre ve Orman İl Müdürü Bayram Gündoğdu, Türkiye'nin bu sorunlardan en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını, topraklarının büyük bir kısmının çölleşme ve erozyon tehdidi altında bulduğunu, fakat ülke insanının, ağaçlandırma çalışmalarının önemi bildiğini söyledi.